ÿþ<html> <head> <meta http-equiv=Content-Type content="text/html; charset=unicode"> <meta name=Generator content="Microsoft Word 12 (filtered)"> <style> <!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} p {margin-right:0cm; margin-left:0cm; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} .MsoChpDefault {font-size:10.0pt;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;} div.Section1 {page:Section1;} --> </style> </head> <body lang=TR> <div class=Section1> <p class=MsoNormal align=center style='text-align:center;text-indent:35.45pt'><b><span style='font-size:16.0pt'>0NSAN 0RADES0N0N ÖZGÜRLE^MES0*(¹)(²)</span></b></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Deerli Karde_lerim, </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bugün burada sizlerle  insan iradesinin özgürle_mesi konusunda konu_aca1z. 0lkin izninizle konuyu ortaya koymak bak1m1ndan ben belki de uzunca bir konu_ma yapaca1m. Sonra da sizden gelen eklemeler, aç1klamalar ve sorularla konunun daha derinine inmee çal1_aca1z. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Belki de konu_man1n en sonuna b1rak1lmas1 gereken bir vurguyu, konu_ma sürecimiz boyunca bir dü_ünme zemini olu_turaca1n1 varsayarak en ba_a al1p, sözlerime öyle girmek istiyorum. Bu vurgu, konumuzun ba_l11 ile ilgili; insan iradesinin özgürle_mesi ibaresiyle. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu ibare, _öyle ifade edelim, kendi içinde ne kadar tutarl1, ne kadar salam dokulu ve ne kadar özlü bir görüntü veriyor? 0nsan, irade ve özgürle_me ya da özgürlük kavramlar1n1n bir araya getirilmesi ve üstelik birinin dierinin tamlamas1, tamlanan1 ve tamlayan1 yap1larak kullan1lmas1 durumunda, deindiimiz tutarl1l1k, doku salaml11 ve özlülük bak1m1ndan, ibare, anlam1n yuvas1na tam tam1na oturabiliyor mu; öz ve kabuk, eskilerin deyimi ile zarf ve mazruf birbirine bütünüyle uygun dü_üyor mu? Yoksa, bu ibarenin i_aret ettii manay1 göz önünde tuttuumuzda s1ralad11m1z kavramlara kar_1n ifadede bir eksiklik ya da fazlal1k, lâf-1 güzaf denilen türden bir bo_, bir yersiz sözcük var m1? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bir ba_ka söyleyi_le, insan, irade ve özgürlük kavramlar1n1 ilkin kendi iç balamlar1nda ayr1 ayr1 ve sonra da bir arada belli bir balama oturtarak ald11m1zda, gözlemlediimiz, gördüümüz nedir? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Sözü fazlaca da1tm1_ olma1 göze alarak bir sorgulama yapt11m1zda, insan1 iradeden, yine insan1 özgürlükten, haliyle de iradeyi insandan ve özgürlükten, ayn1 _ekilde özgürlüü de insan ve iradeden ayr1 dü_ünmek imkân1na, gerçekten, sahip bulunmakta m1y1z? 0radesi olmayan bir insan, özgür olmayan bir insan; insana bal1 bulunmayan bir irade, keza özgürlükten yoksun bir irade; insan1n d1_1ndaki bir yarat1k için özgür olmak ve de iradenin ürünü/verimi olmayan bir özgürlüün varl11, acaba, mümkün müdür; mümkinattan m1d1r? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Pek de gerekli olmayan bir aç1l1m daha yapal1m:  0nsan dedikten sonra, acaba,  irade ya da  özgürlük kavramlar1n1 ayr1ca anmak gerekir mi; yoksa, insan demek, zaten özgür irade sahibi varl1k demek midir? Ya da  irade kavram1n1 dile getirdiimizde, kendi boyutumuz, _u gönderilmi_ bulunduumuz Yeryüzündeki ya_am boyutu çerçevesinde konu_uyoruz, bu kavram1 kendisine mal edebileceimiz bir ba_ka yarat1k var m1d1r ki,  insan1n iradesi tamlamas1nda anlam bak1m1ndan tam bir doku salaml11 olsun da, fazladan bir söz kullan1lma durumunda kal1nmas1n? Özgürlük için de böyle. ^u ya_ad11m1z boyut ölçeinde insan d1_1nda gerçekten  özgür bir ba_ka kimlik ve ki_ilik ararsak bulabilir miyiz; bulamayacaksak, insan1n iradesinin yan1 ba_1na bir de özgürlük sözcüünü eklemek, gerçek anlamda gerekli görülebilir mi? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu durumda  acaba diye dü_ünüyoruz,  insan dedikten sonra, art1k  irade ve  özgürlük kavramlar1n1 ayr1ca anmak gerekli mi? Öyleyse, konumunuzun ba_l11n1 olu_turan  insan iradesinin özgürle_mesi ibaresi, eskilerin deyi_iyle  efrad1n1 cami, ayar1n1 mani bir ifade mi oluyor; yoksa, 0mam Ali nin  ilim bir nokta idi, cahiller onu bölerek/da1tarak çoaltt1 anlam1ndaki hikmetinin bir göstergesi mi? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; bu günkü görü_memizi söyleyen ve dinleyenler balam1ndan kurtar1p, belli bir konuyu konu_anlar1n bulu_mas1na dönü_türme amac1yla kurgulamaa çal1_t11m1z dü_ünce üretmek, moda deyimle beyin jimnastii yapmak için gerekli bir zemini bu sorularla olu_turduktan sonra, konu_mam1za girebiliriz: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Gerek insan, gerek irade ve gerekse özgürlük kavramlar1, hepinizin de bildii üzere, felsefenin ba_at sorunsallar1 aras1nda yer al1r. Dolay1s1yla da, bu konular ele al1n1rken genellikle de deil, her daima felsefedeki görü_ ve tart1_malara deinilir, konu bu görü_ler üzerine ya da bu görü_ler dolay1s1yla ortaya konulur, anlat1l1r, tart1_1l1r, yarg1lara var1lmaa çal1_1l1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Sizlerin benden böylesine bir beklenti içinde olmad11n1z1 umuyorum. Çünkü, ben, bu görü_lere de, bu görü_lerin çada_ yorumlar1 ve yorumlamalar1 balam1nda olu_turulan psikolojik, sosyal, siyasal, hukukî ve benzeri söylemlere, savlara da deinmei dü_ünmüyorum; her ne kadar bu kavramlar, özellikle de konumuzun ba_l11n1 olu_turan  insan iradesinin özgürle_mesi ibaresi bütün bunlara çar1_1m yap1yor olsa da.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, bu tutum, felsefenin ve uzant1s1 yorumlar1n kavramlar1n1 al1p, konu_up, kendilerini d1_layan ve bu görüntüsüyle de pek tutarl1 olmayan bir yakla_1m olarak görülemez mi? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Cevap: Hay1r görülemez. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çünkü, bu kavramlar felsefenin icat ettii, ürettii, yokluktan varl1k alemine ç1kard11 kavramlar olmad11ndan, deyim yerindeyse bunlar1n patenti onlara ait deildir; bu, birinci gerekçe.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kincisi ise, felsefe ve onun uzant1lar1 olan disiplinler olgular1, olaylar1, olu_lar1, k1sacas1 _eyleri, konu edindii _eylerin tümünü belli bir ortam içinde gözlemleyerek al1r, kendi irdeleme, tart1_ma, yarg1lama, belirleme ve sistemle_tirme alan1 içine sokar. Bu durumuyla da hem yorumlar1, hem de yarg1lamalar1 ve varg1lar1 maluldür, yani sakatt1r. Çünkü, kendini istedii kadar hür dü_ünme yöntemi olarak tan1mlas1n, o, yararland11 ortamla ba1ml1d1r ve dolay1s1yla da o ortam1n malul bulunduu bütün ko_ullar onun da maluliyetine, sakatlanmas1na yol açacakt1r; bu ikinci gerekçemiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Böyle bir açmaza dü_memek için ise, belirlemelerin, kesinlikle  ortam dan yara almam1_, yani herhangi bir etkilenim/etkile_im içine girmemi_ asal düzlemlerde yap1lmas1 gerekir. Yani, oralardan yola ç1k1lmas1... Yeryüzünde ise, ne çare ki, böylesine bir f1rsat1 yakalaman1n imkân1 yoktur. Çünkü, tüm ya_am etkileme, etkilenim, etkile_im üzerine kuruludur. ^eylerin tümünün birbirilerine olan etkileri ya da her _eyin her türlü etkiye aç1k olu_u olay1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te bu noktadayken olaylar balam1nda yakalayamad11m1z bu imkân1, olaylar1n ta ba_lang1çlar1na ili_kin haberlerde bulabiliriz. Semavî haberlerde; daha aç1k bir deyi_le bu haberlerin yer ald11 Semavî Kitaplarda.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu _a_maz gerçeklik dolay1s1ylad1r ki, biz, konumuz ve konumuzun ba_l11 olan ibarede yer alan kavramlarla ilgili olarak, yukar1da da belirttiimiz üzere felsefeye itibar etmezken, dorudan doruya bu Semavî Haberlere ba_vuruda bulunaca1z. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^u küçük aç1klamay1 yapt1ktan sonra, konumuza devam edeceiz: Yukar1da kulland11m1z  Semavî Kitaplarda ifadesi, sözün geli_i gerei olarak kullan1lm1_ deildir. Gerçekten de konumuzla ilgili olarak Kur an-1 Kerim ile birlikte Kitab1 Mukaddes cildi içinde yer alan eldeki 0ncil ve Tevrat metinlerini de konumuz bak1m1ndan tekrar gözden geçirdim. Ancak, bu metinlerde, kimi ayr1nt1lar bir yana b1rak1l1rsa, Kur an-1 Kerim in haberlerine aç1l1m ya da aç1kl1k getirebilecek, onun haberlerini yine Kur anî anlay1_a uygun biçimde tamamlay1c1 olabilecek, elle tutulur bilgiler edinmem mümkün olmay1nca, al1nt1lar1m1z1n tamam1na yak1n bir bölümünü Kur an-1 Kerim den yapmak cihetine gittik. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu gerekli ya da gereksiz aç1klamadan sonra konumuza dönebiliriz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0ster insan, ister insan balaml1 irade, isterse ayn1 balant1 içinde özgürlük konular1nda olsun Kur an-1 Kerim e bakacak olursak, Âdem Âleyhisselam1n, daha ba_ka bir deyi_le  Yeryüzünde halife olsun için yarat1lm1_ olan1n yarat1l1_1 ile ilgili haberlerde her üç kavaram1 da bir arada görürüz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hepimizin çok iyi bildii ayet-i kerime meallerini al1nt1lamaks1z1n ve ayr1nt1ya da girmeksizin olay1 aktarmak istediimizde ayn1 haberin iki ayr1 varyant1n1n bulunduunu an1msar1z. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Birinde, Atam1z Âdem âleyhisselama e_yan1n isimlerinin öretildii, Atam1z1n bu isimleri dile getirmesinden sonra meleklerin kendisi için secdeye çar1ld11 belirtilir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Dierinde ise, birkaç ayet grubunda deinildii üzere, secde buyruu ve olay1 Atam1z Âdem âleyhisselama  ruh üflendikten sonra gerçekle_ir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hemen belirtelim ki, bunlara bak1larak gündeme getirilmesi mümkün olan  acaba, ruh üflenmesi mi önceydi, isimlerin öretilmesi mi ya da  secde buyruu, acaba, isimlerin öretilmi_ olmas1ndan ötürü mü, yoksa ruh üflenmesi dolay1s1yla m1 türünden sorular1n burada yeri yoktur.  Yoktur diyoruz, çünkü böyle bir sual, ancak felsefî  ruh anlay1_ ve inan1_1n1n bak1_ aç1s1 esas al1nd11nda gündeme gelebilir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu bak1_ aç1s1n1 bir yana b1rak1p, Kur an-1 Kerim e bakacak olursak,  ruh un  Yüce Allah 1n emrinden olduunu; bir  _ey in ad1 olarak deil de emir, söz, buyruk gibi bir olguyu ifade ettiini görürüz. Nitekim pek çok ayet-i kerimede de  ruh ,  vahiy in anlamda_1 olarak kullan1lm1_t1r. Tabii, Cebrail Âleyhisselam (zay1f say1lan kimi rivayetlere göre ise,  Ruh adl1 bir büyük be_inci Melek) ile ilgili olarak Kitap ta özel isim formunda geçen  Ruh ,  Ruh-ul Emin ,  Ruh-ul Kudüs isimleri, bu yapt11m1z vurgu çerçevesinin d1_1ndad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Demek ki,  ruh u kendi aslî anlam çerçevesi içinde ald11m1zda, bir emir, bir i_, bir buyruk, bir söz, bir vahiy olmas1 itibariyle,  ruh un üflenmesi ile  e_yan1n isimlerinin öretilmesi ve Atam1z Âdem Âleyhisselam1n bu isimleri söylemesi ayn1 olay1n iki ayr1 yüzü ya da iki farkl1 ifadesi olmaktad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kald1 ki, bizim konumuz bak1m1ndan _imdilik üzerinde as1l durmak istediimiz husus,  ruh un nidüü deil,  secde buyruu dolay1ml1 geli_melerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kimi rivayetlerde  cann kelimesinin bilinmeyen/görülmeyen/gizli tüm varl1klar1 kapsad11, dolay1s1yla hem meleklerin hem de bizim günlük söyleyi_imizle cinlerin bu kavram1n belirttii âlem içinde say1lmas1 gerektii, bu sebeple de 0blis in melaikeden olduu gibi bir yorum-vurgunun yap1lm1_ olmas1na kar_1n, Efendimiz Âleyhissalâtvesselâmdan gelen meleklerin nurdan, cinlerin ate_ten yarat1lm1_ olduu haberine ve üstelik Kitap ta hem 0blis in cinlerden olduunun, hem de onun ve cinlerin ate_ten yarat1lm1_ bulunduunun bildirilmi_ olmas1na dayanarak, melek ve cin ay1r1m1n1n konumuz bak1m1ndan önemine dikkatleri çekerek sözlerimizi sürdüreceiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve bu arada,  0blis in meleklerden olduu _eklindeki yayg1n say1labilecek söylentinin asl1nda ^eytan1n _eytanî oyunlar1n1n bir ürünü olduu kan1s1nda olduumuzu da söylemeden geçemeyeceiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Her ne ise, biz konumuza dönelim: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; Yüce Allah taraf1ndan Atam1z Âdem âleyhisselama  secde edilmesi buyrulur. Melekler bu buyrua uyarken, 0blis secdeden kaç1n1r. Öne sürdüü gerekçe ise, kendisinin ate_ten yarat1lm1_ olmas1 dolay1s1yla topraktan yarat1landan daha üstün konumda bulunduudur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te burada bir noktaya dikkatle bakmam1z gerekiyor. 0blis, secdeden kaç1n1yor; yani kaç1nabiliyor. Bu, bir irade sergilemesidir. Bilindii üzere, masumiyet sahibi olan ve tümünü de selamla and11m1z melekler için bu s1fatlar1n1n sonucu gerçekle_en sorumsuzluklar1 balam1nda  irade söz konusu deildir. Oysa, 0blis, i_te yanl1_ yönde bir irade kullan1m1nda bulunmu_tur. Bu tutum, topraktan yarat1lm1_ olan insandan önce ve de ate_ten yarat1lm1_ bulunan cinlerin irade sahibi olduklar1n1n göstergesidir. 0nsanlar1n bir bölümü gibi cinlerin de cehenneme gönderilecekleri, hatta bu kesimin cehennem için yarat1lm1_ bulunduklar1 haberleri de bu  irade varl11 n1n bir ba_ka kan1t1d1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, 0blis in Yüce Buyrua isyan1 dolay1s1yla lanetlenmi_ olmas1n1 bir yana tutarak bakt11m1zda, _eytan1n insan ile dü_manl11n1n ve kavgas1n1n da burada ba_lam1_ olduunu söyleyebiliriz. Evet; toprak ve ate_ten yarat1lma fark1n1 öne ç1karan 0blis in  secde ye lay1k görülen insana yönelik duyduu haset, çekemezlik de elbette bu dü_manl1kta pay sahibidir. Ama, bu olayda bir de  irade sahibi iken yine irade sahibi ikinci bir varl1kla kar_1la_ma olay1n1n 0blis için ba_at bir tahrik unsuru olduunu dü_ündürücü bir görünüm vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu görünümü biraz daha yakla_t1rma1 deneyerek devam edelim: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yüce Allah, Yeryüzü için bir halife yarataca1n1 beyan ediyor. Halifelik kimi yetki kullan1m1n1 gerektirecei ve bunun da ancak irade sahibi k1l1nmakla mümkün olaca1 aç1kt1r. Demek ki, yarat1lan1n, yarat1lmakta olan1n  irade sahibi olduu yolunda bir kavray1_ melekler gibi 0blis te de olu_mu_tur. Ve, o güne dek diyelim, irade sahibi olmayan meleklerin yan1 ba_1nda irade sahibi olu_uyla deyim yerinde ise onlara bir tür  fark atan 0blis, Yeryüzü için  halife nin yarat1lma sürecinde bu ayr1cal11n1 yitirmi_, kendisi gibi irade sahibi yeni bir yarat11n ortaya ç1k1_1n1n isyan1na kap1lm1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Üstelik, bu yarat1lana secde edilmesi buyrulmu_tur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Benim de bir zaman öncesine dek kan1m, meleklerin secdesinin Atam1z Âdem âleyhisselama  e_yan1n isimlerinin öretilmesi dolay1ml1 olduu dorultusundayd1. Ama, görüyoruz ki, melekler de Yüce Allah 1n kendilerine bildirmi_ olduu _eyleri bilmektedirler. Atam1z Âdem âleyhisselam gibi onlar da, ayn1 balamda olmasa da, bilgi sahibidir. Belki 0blis için de bu durum vard1r. Elbette, dorusunu Yüce Allah bilir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu aç1dan bakt11m1zda  secde nin  irade sahibi halife ye olduunu söylememiz mümkündür. Bu noktada yeni bir soruyla kar_1la_1r1z: Secde, irade sahibi varl1a ise ve 0blis in de iradesi olduuna göre ona niçin secde edilmemi_tir? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu sorunun yan1t1na zemin olu_turmak için, 0blis in iradesinin gündeme geldii, gözlemlendii üç a_amaya deinmemiz gerekecek: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Birincisi, deinmi_tik, secdeden kaç1nmas1.. Burada tam bir irade vard1r ve bu tam iradesini, özgür iradesini Yüce Allah a isyan dorultusunda kullanmas1 dolay1s1yla da, i_te, kovulmu_lardan olmu_; bu durumu onun iradesine de bir k1s1tlama getirmi_tir. O tek yönde kullan1labilecek bir iradeye dönü_mü_tür. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kincisi, ki orada ^eytan kimlii ile görürüz, Atam1z Âdem ile Havva Annemize (onlara selâm olsun) cennette bulunduklar1 s1rada önerilerde bulunarak onlar1n yitiine yol açmas1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Üçüncüsü ise, bu olaydan sonra, kovulmu_ ve a_a1lanm1_ olma durumundayken Yüce Allah tan mühlet isteinde bulunmas1. Ve, üstelik bu talebini insanlar1 sapt1rmak için iletmesi& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Dikkat edilirse, her üçünde de 0blis in iradesi tek yönlüdür; olumsuza dönük bir iradedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Olay1 bütünle_tirmek için deinmemiz gereken  insan1n iradesi ne, Atam1z Âdem âleyhisselam1n iradesine bakt11m1zda ise gördüümüz _udur: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bir:  Sen ve e_in cennette oturun buyruu kar_1s1nda itaat.. Evet, buna irade kullan1m1n1n yokluu gözüyle bakabileceimiz gibi, davran1_1 iradenin olumlu yönde kullan1m1 olarak da yorumlayabiliriz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0ki:  Yasak aaç tan yenilmesi olay1, iradenin olumsuz yönde i_levlenmesi.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Üç:  Biz nefsimize zulmettik niyaz1yla Yüce Allah a yöneli_leri ayn1 iradenin olumlu kullan1m1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Dört: Yüce Allah taraf1ndan tövbe için verilen kelimelerle aklanma dilei yine olumlu bir aç1l1m.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, Yeryüzüne indirilme buyruu s1ras1nda  size yol göstericiler gelecek haberiyle birlikte onlara uyup uymama ile ilgili sonuçlar1n bildirilmesi ise, bu iradenin iki yönlü olduunun, hem olumlu ve hem de olumsuz olarak kullan1labileceinin i_areti. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^imdi, bir toparlama yaparak, eer secde irade dolay1ml1 ise, her ikisinin de irade sahibi olmalar1na kar_1n, niçin 0blis e secde edilmemi_ken, Âdem âleyhisselama secde edilmi_tir sorusunun yan1t1 için olu_mu_ bulunan zeminimizi okuyabiliriz. ^öyle: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tümünü de selâmla and11m1z meleklerin iradesi yoktur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0blis in iradesi var, ama tek yönlüdür. Buna tam tam1na bir irade demekte bile zorlanabileceimiz bir durum vard1r. O, iradesini hep olumsuz yönde kullanmak zorundad1r ve bu tür bir irade kullan1m1 sebebiyle cehennemlik olacakt1r. Demek ki, irade sahibi olmas1na kar_1n, bu özgür bir irade deildir; iradesini kullanmada özgürlüü yoktur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0nsan1n ise, irade kullan1m1nda tam bir özgürlüü vard1r; o, özgür bir iradenin sahibidir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yüce Allah, kendi zat1na ait olan kemal hâlindeki iradeyi, yaln1zca insana ve üstelik kemal haliyle, ancak çevre/çerçeve ve kudret s1n1rlamas1yla ba1_lam1_t1r; yönünü belirleyerek deil. Bu özgür irade sahibi olmakl1k, kendi boyutumuz için konu_uyoruz; insandan ba_kaca bir yarat1a verilmemi_ olan, insana mahsus ve insana has bir üstünlüktür. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te,  secde bu büyük ve e_siz ba1_ dolay1s1ylad1r. 0nsan1 yarat1klar1n birçoundan, kimi görü_lere göre selâmla and11m1z dört Büyük Melek d1_1ndaki tüm yarat1klardan üstün k1lan bir ba1_. Bu, ayn1 zamanda, yerin göün, da1n ta_1n üstlenemedii  emanet i üstlenmenin de alt yap1s1d1r. Gökler, yer ve bunlar1n aras1ndakileri insana musahhar k1l1c1, boyun edirici ba1_ ve hatta olabilir ki bu kadar1yla s1n1rl1 bir üstünlük. Hay1r, hemen eklemeliyim: Kur an-1 Kerim insan1n üstünlüü balam1nda  yarat1lm1_lar1n çoundan ifadesini kullan1r; yani, insan en üstün deildir. O ortal1kta dola_1p duran  e_ref-i mahlukat sav1, gerçekte,  insan-1 kâmil söyleminde olduu gibi insan1n tanr1la_ma yeteneinde olduu ve kimi yöntemlerle tanr1la_aca1 inanc1na sahip bulunanlar1n öne sürdükleri bir _eydir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Her ne ise, fazlaca da1lmadan biz yine konumuza dönelim: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bir ba_ka cihetten,  secde olay1n1 insan1n  e_yan1n isimleri ile ilgili bilgilendirilmesi dolay1s1yla olduu cihetinden bakacak olduumuzda da yine  irade nin öne ç1kt11n1 görürüz.  E_yan1n isimlerinin öretilmesi , Yeryüzü Halifesinin oradaki ya_am1 için donat1lmas1, yetkilendirilmesi demektir. Bu donan1m ve yetki de, i_te, ancak irade ile i_levle_ebilecektir. Nitekim, Yeryüzüne indirilme a_amas1nda gönderilecek yol göstericilere uyulup uyulmamas1n1n douraca1 sonuçlar1n vurgulanmas1 da, uyup uymama konusunda özgür b1rak1lm1_l11n göstergesidir; irade sahibi olmakl11n ve irade kullan1m1nda özgür olu_un. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Buraya kadar izlediklerimizden anl1yoruz ki, insan özgür bir iradenin sahibidir. Yarat1l1_ penceresinden bak1ld11nda, adeta, insan olmak ile özgür bir iradenin sahibi bulunmak birbirlerinin tamamlay1c1s1 ögeler gibidir. Biri yoksa, dierinin varl11ndan söz etmek mümkün deildir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0nsan olarak bizler var olduumuza, bu varl11m1z, yani insan olduumuz yine 0lâhî Haber ile sabit bulunduuna göre, demek ki, bizlerin özgür iradesi de vard1r. Ama, buna kar_1n, i_te bütün dünya âlem özgürlüklerden, özgürle_melerden söz ederken, biz de, onlar1n paralelinde olmaks1z1n ama bir vak1aya parmak basm1_ olmak ad1na insan iradesinin özgürle_mesini konu edinmekteyiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Anla_1lan o ki, gerçekte var olan bir _ey, nas1lsa, yok olmu_tur. Var iken yokla_an1 yeniden varla_t1rmak, aç1kt1r ki, onun yokla_ma sebeplerini belirlemei gerektirir. Bu sebepler belirlenecek, ortadan kald1r1lacak ve yitik bulunmu_, yeniden ele geçirilmi_ olacakt1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Öyleyse, özgürle_me konusunu konu_mak, bir yan1yla bir yitiin, bir yitiri_in sürecini gözden geçirmektir. Bu ise, konu_mam1z1n ak1_1 içinde daha belirginle_ecei üzere, Bât1nî öretilerin olu_um ve geli_im sürecinin izlenmesi demektir. Bu durumda, _öyle sormam1z gerekecek: Böyle bir süreci aç1k bir biçimde izleyebileceimiz verilere ula_mam1z mümkün müdür acaba? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada itiraf etmemiz gerekir ki, bu konuda belli zamanlardaki belirli geli_meleri aktarma imkân1m1z bulunmamakla birlikte, ba_lang1ç noktas1 olarak alabileceimiz birkaç olay1 bir tür veri gibi deerlendirebilecek durumday1z, ancak. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu balamda, Habil ve Kabil olay1n1 bir  ilk olarak alabiliriz.. Kabil taraf1ndan Habil in iradesinin bask1land11na, bask1 alt1na al1nmak istendiine tan1k oluruz, çünkü. 0ki karde_in kar_1l1kl1 konu_malar1n1 aktaran Kur an-1 Kerim haberlerini hepimiz biliyoruz. Bir taraf1n tehditleri, dier taraf1n Yüce Allah a s11narak tehditlere boyun ememesi vard1r. Bu, bir kimsenin kar_1s1ndakini kendi iradesine boyun emee, yani kar_1dakinin iradesini ortadan kald1rmaa yönelik bir tutum; bu tutumun insanl1k ya_am1ndaki ilk ve üstelik bir cinayetle sonuçlanm1_ olan örneidir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu olayda bir dierinin iradesine boyun edirmek için cinayet i_leme kadar dikkat edilmesi gereken bir ba_ka yan daha vard1r ve o da iradeyi boyundurua alma, iradeye el koyma sürecinde  kutsal olan1n da kullan1lmak istenmi_ olmas1d1r. Bilindii gibi bize ula_an haber yaln1zca iki karde_in kurban sunduu ve bunlardan birinin kabul edildii merkezindedir. Ancak, Kabil in Habil e yönelik üstelemelerini göz önüne ald11m1zda,  kurban sunma önerisinin, Habil i kendine tabi k1l1c1 bir tutamak edinmek amac1yla, Kabil taraf1ndan ortaya at1ld11n1 dü_ünmemize bir geçit bulman1n mümkün olduu kan1s1nday1m. Burada Kabil, yapt11 çar1n1n karde_i taraf1ndan benimsenmesini salamak üzere tehditle yetinmemi_;  kurban önerisiyle emellerine  kutsal olan1 da alet etmek istemi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ba_lang1ç noktas1 olarak alabileceimiz ikinci olaydaki görüntü daha belirgindir. Bunu, Corci Zeydan 1n tarihinde yer alan Kitab1 Mukaddes ten yap1lm1_ bir al1nt1 ve buna dayand1r1lan yorumu aktararak sunaca1m. Corci Zeydan, Kitab1 Mukaddeste geçen  Tanr1 n1n oullar1 yeryüzüne inerek Âdem in k1zlar1yla evlendiler ibaresini,  ^it âleyhisselamdan önce baz1 kimseler dalara çekilerek ibadet ve riyazetle me_gul oluyor ve özellikle kad1nlardan uzak duruyorlard1. Bu zahidane tutumlar1 sebebiyle de kedilerini  tanr1n1n oullar1 diye tan1t1yor, öylece an1l1yorlard1. ^it Âleyhisselam onlar1n üzerine gitti, dinini tebli etti, onlar da dadan ovaya inip evlendiler biçiminde bir yoruma bal1yor. Kimi Müslüman rivayetçiler de, Kabil in neslinin dalarda ya_ad1klar1n1, ^it Âleyhisselam1n onlarla sava_t11n1 aktar1rlar. Elimdeki Kitab1 Mukaddeste bu olay, Tekvin Kitab1 n1n 6 nc1 Bab1n1n ilk 4 ayetinde aktar1lmakla birlikte, burada  dadan ovaya inme vurgusu yoktur ve olay, Nuh Tufan1 öncesi zamanlar1n bir haberi olarak aktar1l1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ola ki, Corci Zeydan 1n gördüü metinde da ve ova söz konusu edilmi_tir; nitekim, Daniken in  Tanr1lar1n Arabalar1 ba_l1kl1 kitab1nda aktard11 ibare de Corci Zeydan 1nki gibidir. Ve ola ki, ^it Âleyhisselam1n teblii ile salaha eren bu kimseler zaman içinde Tufan a müstahak hale geldiklerinden Kitab1 Mukaddes te bu haber Nuh Tufan1 öncesi zamanlar1n bir olay1 olarak an1lm1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu olaylarda dikkatimizi çeken iki nokta vard1r. Birincisi,  Allah 1n oullar1 olma sav1n1n içerdii insan1n tanr1la_abilecei inanc1; ikincisi ise, bu  oullar da görülen kad1ns1z bir ya_ama ili_kin uygulama. Bunlar, asl1nda birbirlerinin tamamlay1c1s1 olgulard1r. Kad1ndan istina tutumu ile tanr1la_ma inanc1n1n birbirleriyle olan ili_kisini iki noktaya vurgu yaparak biraz daha ayd1nlatabiliriz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu vurgulardan ilki, Yeryüzündeki en geni_ _emsiyeli Bât1nî örgüt olan Kilise adamlar1n1n  kad1n 1 hayatlar1ndan ç1karm1_ olmalar1. Ve, Yeryüzündeki en _erir gizli örgüt olan Tap1nak ^övalyeleri nin keza, ayn1 tutum içinde bulunu_u. Siz bunlara, belki, daha ba_kalar1n1 da ekleyebilirsiniz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kincisi ise, Âleyhissalâtvesselâm Efendimizin  nikâh için  Elçilerin sünneti vurgusunu yapm1_ olmas1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; nikâh ya da kad1n, daha dorusu e_li ya_am, insan1n tanr1la_aca1 sav1ndaki Bât1nî Öretiler ile Yüce Allah 1n kullar1na buran1n ve ötenin kurtulu_ ve mutluluu için yol gösteren Nebevî Öretinin en ba_l1ca ay1raçlar1ndan biridir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çünkü, yarat1klar ve haliyle insan  çift olarak yarat1lm1_t1r. Buna riayet, yarat1lm1_ olduunu ve dolay1s1yla da yarat1c1s1n1n bulunduunu ikrard1r. Nitekim, Yüce Allah, Kitab1nda bu olguyu  hamd sebebi olarak anm1_t1r. Nikâh1 terkte ise, basamakland1r1lm1_ olarak ilkin cinsellii hayat1ndan ç1kararak melekle_mek, ard1ndan bir ba_1nal1a talip olarak  tek olan tanr1 gibi olmak, tanr1la_mak güdüsü vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tanr1la_ma amaçl1 Bât1nî öretilerin haberi bize kadar ula_m1_ olan bu en eski uygulamas1na böylece deindikten sonra, art1k, insan1n özgür iradesi, bu özgürlüün yitirilmesi ve haliyle de yeniden ele geçirilmesi bahsindeki dönü_ümün Bât1nî öretilerle olan ili_kisinin dier verilerine geçebiliriz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^it ve Nuh âleyhisselamlardan, onlar1n dönemlerinden söz edilince, elbette, arada bir de 0dris âleyhisselam1n varl11n1 hat1rlamak gerekir. Nitekim, rivayetler, 0dris âleyhisselam1n yoldan ç1km1_ olan ^it âleyhisselam ümmeti ile sava_t11n1 da aktarmaktad1r. Öyle veya böyle olmas1 ise, asl1nda and11m1z bu süreci dei_tirmemektedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0lk bak1_ta pek de gerekli gibi görünmeyen ve hatta tam tam1na da yerine oturmam1_ izlenimini veren bu ayr1nt1y1, evet, izlediimiz süreçte yer alan ikinci basamaa zemin olsun diye aktar1yoruz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^öyle ki: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>1. Gördüümüz üzere Atam1z Âdem âleyhisselam1n torunlar1 döneminde bir tak1m kimseler, ba_ta evlilik ili_kisi olmak üzere birçok mubahtan el çekip dalara yerle_mi_, kimi yöntemlerle kendilerini kendilerince geli_tirerek  Allah 1n olu olma düzeyini yakalad1klar1 inanc1na kap1lm1_lard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>2. ^it Âleyhisselam onlara teblide bulunup, bu sevdadan vazgeçmelerini salam1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>3. Ancak bir süre sonra, yeniden bir bozulma olmu_ olacak ki, 0dris âleyhisselam da onlarla sava_mak zorunda kalm1_; elbette bir düzelme de olmu_ ve fakat.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>4. Ve, fakat, Onun da sonras1nda bozulma ve sapma o boyuta varm1_t1r ki, Tufan gibi bir toplu ve kökten temizlik gerekli görülmü_tür. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu ya_anm1_ olan bir süreç. Ancak biz bu süreç üzerine bir ba_ka kurgulama yap1yor ve bu kurguyu da ad1 geçen ve kendilerini selâmla and11m1z iki Elçinin ad1na izafeten olu_turulmu_ bulunan öreti ve uygulamalara, bu öretileri sürdürenlerin varl11na dayanarak gerçekle_tiriyoruz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bunlardan ilki, kendilerini ^it âleyhisselama nispet eden ve varl11n1 halen M1s1r da bir tarikat, ama gizli bir tarikat olarak sürdüren ^isî lerin varl11. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kincisi ise, bütün mistik/Bât1nî _u ve bu özellikli öretilerin halen Hermetizm ad1 alt1nda ya da ona ili_tirilmi_ olarak, 0dris âleyhisselama nispet edilmesi.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kabil in Habil e yönelik irade özgürlüünü ketmetmesi vurgusunu, belki yaln1zca bir  yorum olarak deerlendirip, izlediimiz süreç balam1nda hesap d1_1 gibi görsek bile, ^isîlerin ve Hermesçilerin, yani savlara dayal1 adland1rma ile 0drisîlerin sahip bulunduklar1 ve yayd1klar1 Bât1nî öreti, iradelere el konulma sürecini o dönemlere dek götürmemiz için yeterli bir kan1t durumundad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bât1nîlerin kendilerini nispet ettikleri (selamla and11m1z) bu iki Elçi den biri olan ^it âleyhisselam1n ad1 Kur an-1 Kerim de geçmez. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0dris Âleyhisselamdan ise, bildiiniz gibi, çok k1sa bir _ekilde, ikisi birbirini izlemekte olan üç ayr1 ayette söz edilir. Bunlardan birinde O, hepsini de selâmla and11m1z birkaç Elçi ile birlikte  sabredenlerden olarak an1l1r. Dier yerde ise, ilk ayette doru bir insan, bir Elçi olduu vurguland1ktan sonra müteakip ayette  Onu üstün bir makama yücelttik buyrulur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu ifade, bir onurland1rma ibaresi olarak ba_kaca Elçiler için de kullan1lm1_ olmakla birlikte, Tevrat kay1tlar1 Onun gökyüzüne ç1kt11n1, üstelik betimleyerek, haber verir. Kur an-1 Kerim de yer alan bu yüceltme/yükseltme ibaresi, olay1 Tevrat taki bilgilerin 1_11nda yorumlayan kimilerince bir  miraç , kimilerince de 0sa âleyhisselam örnei  göe al1nma olarak yorumlan1r. Tevrat, bu göe yükseli_in dönü_ünden söz etmedii için de, Müslümanlar aras1nda  0sa âleyhisselam gibi göe çekilmi_tir ve onun gibi halen berhayatt1r, ya_amaktad1r rivayeti daha a1rl1k kazan1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ama, bizim üzerinde duraca1m1z, hepinizin de mutlaka muttali olduu, bu yükseltilme s1ras1nda Ona gökyüzünün tan1t1ld11 ve gök cisimleri ile ilgili bilgilerin verildii yolundaki yorumlard1r. 0brahim âleyhisselama göklerin ve yerin melekûtunun gösterildiine dair aç1k ayet bulunmas1na kar_1n, 0dris Âleyhisselam ile ilgili böyle bir haber yok iken, üstelik Tevrat ta aktar1lanlar da böyle bir yoruma aç1k deilken, 0dris âleyhisselama gökyüzünün melekûtunun gösterildii yorumlar1n1n kayna1 nedir diye bakt11m1zda ise, pek çok kimselerin Sabiî diye bildii Harranîlerin aktard1klar1yla kar_1la_1r1z. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Biliyorsunuz, Abbasî Hükümdar1 Me mun dan sonra Abbasî Saraylar1na s1zan bu insanlar, kendilerine ait birçok inanc1 Müslümanlar aras1nda yaym1_lard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Onlar, 0dris âleyhisselama indirilmi_ olan kitab1n kendi ellerinde bulunduu ve kendilerinin de Onun ümmeti olduklar1 iddias1ndad1rlar. Harran daki geli_mi_ gök bilimleri ve dier konularla ilgili bilgilerin bu kitapta bulunduuna ve bu bilgilerin 0dris âleyhisselam1n yükseltilmesi s1ras1nda kendisine verildiine dair savlar1, i_te, and11m1z bu yorumlara yol açm1_t1r. Hermes ile 0dris Âleyhisselam1n ayr1 kimlikler olmalar1 ihtimaline kar_1n bu ikisini özde_le_tirenler de, ola ki, yine bu kimselerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, nedir bu Harranîlerin savlar1?... Ayr1nt1y1 bir yana b1rak1p, üç can al1c1 özellie dikkat çekeceiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>1. Gökcisimlerine tap1n1rlar/taparlar. Çünkü, gökyüzünde insanl11n kurtulu_ için ihtiyaç duyduu düzenleme vard1r ve bu düzenlemenin unsurlar1 i_te bu gök cisimleridir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>2. Sahip bulunduklar1 inanc1n köklerinin ta ilk insana uzand11n1 belirtirler. Onlara göre, ilk insan yeryüzüne indirildikten sonra I_1k Elçisi gelip, ona mutlak hakikatin bilgisi vermi_ ve bu bilgi nesilden nesle aktar1la gelmi_tir. 0dris yahut onlar1n söyleyi_iyle Hermes, bu aktar1m sürecinde daha bir iki ki_i ile birlikte ba_ öretici durumundad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>3. Bu bilgi, yarat1l1_1 s1ras1nda ruhu bedenine tutsak dü_mü_ olan insan1n ruhunu bu tutsakl1ktan kurtarmas1n1 salay1c1 çok özel bir bilgidir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Sözümüzü sürdürebilmemiz için, burada, az bir ayr1nt1 vermek durumunday1z: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Denilir ki, yarat1l1_1 sürecinde insan1n bedeni yeryüzünden al1nan toprakla _ekillendirildi. (Burada pek çok varyantlar var, onlara girmeden ana yolu izliyoruz). Yarat1c1 ona kendi ruhundan üfledi. ^u var ki, üflenen tanr1sal ruhun insan1 yükseltmesi gerekirken, aksi bir geli_meyle beden ruhu tutsakla_t1rd1 ve böylece indirgenen insan tanr1sall11ndan yoksun kald1. 0nsan1n görevi ya da hedefi ruhunu bu tutsakl1ktan kurtar1p, onu yeniden tanr1ya ula_t1rmak; böylece tanr1yla birle_erek, bütünle_erek tanr1la_makt1r. 0_te, I_1k Elçisi bunun s1rlar1n1 ilk insana vermi_tir. 0nsanlar bu dorultuda bir çaba içine girdiklerinde ruhlar1n1 ar1nd1r1p tanr1yla birle_erek kurtulu_a erecek; bundan uzak duracak olurlarsa, evrenin ke_meke_lii içinde f1rt1nalar aras1nda sonsuza dek ac1 çekeceklerdir. Tabii, bu son vurgulad11m1z konuda da, söz gelimi Hinduizm de olduu gibi ruhlar1n ta Nirvana ya eri_inceye dek pek çok kez dünyaya gelip gidecei türünden, ba_kaca pek çok varyantlar var. Ama, ana hat böyle.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu ayr1nt1y1 aktarmaa,  denilir ki diye ba_lam1_t1k. Peki, kim taraf1ndan denilir? Elbette, Harranîler taraf1ndan.. Ama, onlarla birlikte Kadim M1s1r Dinleri, Kadim Kelt Dinleri, Kadim K1z1lderili dinleri, ^amanizm _emsiyesi alt1nda yer alan dinler, Mani Dini, Mecusilik, haliyle Zerdü_tlük, günümüzde de Hinduizm çat1s1 alt1nda deerlendirebileceimiz dinler ve de ad1na ister Hermetizm, ister Gnostizm, ister Bât1nîlik, ister _u ya da bu deyiniz tüm s1rrî inançlar. Bunlar aras1nda Harranîler ise, bizim dü_ünce ya da inan1_lar tarihimiz bak1m1ndan bir dönüm noktas1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, bu söylencelerinde hakikat pay1 yok mudur? Hem vard1r, hem yoktur. Çünkü, bunlar doru bilgiler, doru haberler üzerine kurgulanm1_ olan belli amaçlara yönelik çarp1t1lm1_ yorumlar olarak bu söylemlerde yer almaktad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bir ç1kma daha yap1p, konu_mam1za sonra devam edeceiz: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0lk Cennet te ^eytan1n yemini kullanmas1ndan ya da Yeryüzü için söyleyecek olursak, Kabil in çar1s1n1 karde_ine kabul ettirmek için kurban adamay1 önermesinden bu yana hep gözlemlediimiz bir tutum vard1r. Birileri, dorular1, doru _eyleri kendi emellerine alet edici biçimde çarp1tarak kullanmaktad1rlar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yukar1da adlar1n1 s1ralad11m1z, asl1nda s1ralama ihtiyac1 bile duymaks1z1n Bât1nîlik ba_l11 alt1nda tan1mlayabileceimiz ve kendine Gelenek ad1n1 veren bu söylem bal1lar1, hep ve her zaman tümünü de selâmla and11m1z Elçilerin getirdiklerini kendi inançlar1 dorultusunda çarp1tarak kullanm1_lard1r. Nebevî Öretiye ait esaslar1 ve kavramlar1 al1p, içini bo_altm1_, sonra bu kab1n içine kendi inançlar1n1 doldurup pazara sürmü_lerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, söylemin Kur an-1 Kerim deki yarat1l1_la ilgili haberlerle örtü_me içinde imi_ gibi görünmesi de bu yüzdendir. Çünkü, bu bilgi ilk Nebiden bu yana ve hepsi eliyle insanl1a ula_m1_ olan bir haberdir ve bu haber de, ayn1 surette Gelenek taraf1ndan kendi emellerine uygun bir biçimde çarp1t1larak yorumlanm1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'> Ruh kavram1n1n anlam çarp1t1lmas1na urat1lmas1yla gerçekle_tirilen bu öretinin inananlar1, Yüce Yarat1c1ya  küllî etiketli bir  ruh izafe ediyorlar. Bu tanr1sal  öz ün,  öz ü özellikle vurguluyoruz, bir cüzü, bir k1sm1, insana üfleniyor ve böylece insan  cüzî ruh sahibi oluyor. Ama, ruh bedene tutuklanarak alçal1yor. Onu bundan kurtarmak ise, s1rr1 I_1k Elçisinden alm1_ olup da, nesilden nesile aktaran öretmenlerin, mür_itlerin yetki alan1 içine giriyor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ruhla ilgili Kur anî haberlere konu_mam1z1n ba_ taraflar1nda deindiimiz için, burada sadece, Bât1nî inançlar1n bir emir, bir i_, bir yetki, bir söz, bir buyruk, bir vahiy olan bu kavram1  _ey olarak almak suretiyle yapt11 çarp1tmaya, anlam sapt1rmas1na vurgu yapmakla yetineceiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu nokta, i_te, doru bir kullan1m olmamakla birlikte yayg1nl11 dolay1s1yla ba_vuraca1m1z bir ifade ile söyleyelim, insan1n ruhunun teslim al1nd11 yerdir. Çünkü, insan1 özgür irade sahibi olma basama1na yükselten  ruh üflenme olay1, and11m1z Bât1nî inançlar taraf1ndan tam tersine bir yoruma oturtularak,  insan1n bedenine tutuklanmas1 olarak Gelenek öretisinin temeline yerle_tirilmi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Böylece gerçekte kendisine üflenmi_ olan  ruh dolay1s1yla özgür bir iradeyle donat1lm1_ olan insan bu sayg1n konumundan indirilerek, a_a1lar1n a_a1s1 bir yarat1k durumuna dü_ürülmü_tür. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Niçin? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu soruya doyurucu bir yan1t verebilmek için, Harranîlerin gökcisimlerinin insan ve toplum için balay1c1l11 konusundaki geni_ argümanlar1n1 aktarmam1z gerekir. Buna zaman1m1z olmad11 için, çok kestirme bir ifade kullanaca1z: Yüce Allah 1n kullar1n1 kendilerine kul edinmek için. Rahip Krallar dönemi ve sonras1nda da rahip ve kral ay1r1m1 ile birlikte ortaya ç1kan mana ve madde âlemi sultanlar1n1n i_birliklerini an1msarsak, san1r1m bu vurgumuzun yerinde bir ifade olduu görülür. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, insan iradesinin özgürle_mesi sorunsal1n1n yuvaland11 yer buras1. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Sebep, insan1n irade özgürlüünün yitimindeki sebep, boyunduruk alt1na almak için insanlar1  gassal elinde meyyit olmaa ça1ran Gelenek Öretileri olduuna göre, özgürle_menin ba_layaca1 nokta da insana tanr1la_t1r1lacaklar1 vaadinde bulunan bu inkâr edilesi küçük tanr1lar1 red; onlar1n öretilerini fa_ edip, cümle âleme duyurmak& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, tarih boyunca kullana geldikleri  din i bunlar1n ellerinden kurtarman1n sava_1m1n1 vermek. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bunun biricik yolu ise, Kur an-1 Kerim i yeniden ya_am1m1za ta_1mak. Ya_anan Müslümanl11 Kur an l1 0slâm haline, Kur an 0slâm 1 haline irca etmek için her f1rsat1 bir vesile bilmek, gerekiyorsa zaman1m1z1n tamam1n1 buna hasretmek. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0nsan iradesinin özgürle_mesi, ancak ve ancak insan1n Kur an-1 Kerim e muhatap olmas1yla mümkün. Çünkü, yarat1l1_1na ait haberleri aktar1rken özgür irade sahibi olarak modelledii insan1 yeniden kurgulayabilecek verileri/yöntemleri bulabileceimiz tek kaynak, O. Bunun anlam1 ise, insan iradesinin özgürle_mesinin, ancak ve ancak, O nu ya_amam1zla, ya_am1m1za sokmam1zla, ya_am1m1z1 onunla kurgulay1p, onunla yürütmemizle mümkün olabilecei. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bunun nas1l gerçekle_ebileceinin yan1t1n1 bulmak için ise, isterseniz, her gün defalarca ve çounu da Yüce huzurda okuduumuz Fatiha Suresini bir dü_ününüz, bir ba_lang1ç balam1 olarak.. O bir özgürle_me talebinin de ilerisinde bir özgürlük ahitle_mesi, insan1n Yüce Allah a iradesine ve özgürlüüne sahip ç1kaca1 yolunda ahitte bulunmas1 deil midir? Ba_lang1c1, aç1l1_1, özü bu olan kitab1n insan iradesinin özgürle_mesi yolunda/dorultusunda nelere kadir olduunu var1n siz hesap edin. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, ba_kaca bir söze gerek var m1, efendim& </span></p> <p class=MsoNormal><span style='font-family:Symbol'>·</span>  <br> <span style='font-size:9.0pt'>*6.Ocak.2007 Günü Ankara'da Anlam Bas1n Yay1n Lokalinde yap1lan &quot;sohbet&quot;in metnidir. <br> (¹)Ayn1 eksende bir konferans da 9.Aral1k.2006 Tarihinde 0stanbul Zeytinburnu Yüzy1l Dernei konferans program1 çerçevesinde gerçekle_tirilmi_tir. <br> (²)Konu_man1n bir özeti 0ktibas Dergisi'nin ^ubat/2007 Tarihli 338'inci say1s1nda yay1nlanm1_t1r. </span></p> </div> </body> </html>