DOSTLARI NE DEDİ?..*
●
Prof. Dr. Muhammed Nur DOĞAN( İ.Ü ):
Zübeyir Yetik İslam medeniyetinin temel taşlarından biridir.Onun özellikle "İnsanın Yüceliği" üzerine yazdığı kitap beni çok büyüledi. Ancak Zübeyir Yetik Hocamız kitapta öne çıkarmak, önemini vurgulamak islediği hususlara dikkatleri çekmek için hep tırnak işaretleri kullanmış. Bu açıdan bakarak kitabın bütününün arz ettiği önemi göz önüne aldığımda "Keşke başa bir tırnak ve sona bir tırnak konulsaydı" diye düşünüyorum. Çünkü kitapta tırnak işaretleri dışında kalacak tek cümle yok.
●
Adem TURAN (Şair):
Zübeyir Yetik'in Çığır Yayınlarından çıkan eserlerini aldım, okudum. Bana müthiş bir dinamizm ve şuur verdi. Bu dinamizmi arkadaşlarımla paylaştım. O dönemde Biga MTTB başkanıydım. Zübeyir Yetik Hocanın vermiş olduğu aksiyonla hedefimin daha netleştiğini, aynı zamanda bu yolculuğun kolay olmayacağını da anlamıştım. Aşağıdaki şiirimin ilk dizeleri Zübeyir Yetik Hocama ithaftır. "Acıların eklem yerinden geliyorum Topuklarım kanlı"
●
Asım GÜLTEKİN (yazar):
Ortaokuldayken çarpıcı başlık taşıyan kitaplarından "Firavun, Nemrut, İslam Savaşçısına Notlar, Şeyh Şamil" kitaplarını okumuştum. Ama şimdi hatırımda değil. Uzun seneler oldu. Bir vefa borcu açısından önemli bir dosya. Kendisiyle Nihat Armağan'm anıldığı bir program sonrası yüz yüze görüşmek nasip oldu. Eserleriyle bir enerjiyi ortay koyan bir insan Zübeyir Ağabey. Keşke bu enerjiyi yaymaya çalışan düşüncelerine yeteri kadar kulak kesilebilseydik.
●
Ahmet BAHÇIVAN ( Elektronik Yüksek Mühendisi, Şanlıurfa Eski Belediye Başkanı):
TANIDIĞIM ZÜBEYİR YETİK
Zübeyir Yetik beyle 1970 yılında öğrencilik yıllarımda tanıştım.O da Akif bey gibi Büyükdoğu ekolüne mensuptu. İlk tanıştığım zaman sıradan biri gibi görmüştüm. Mütevazi yapısı, Onun zekâ şaheseri biri olduğunu ilk bakışta gölgelemişti. Zübeyir Bey M.Akif İnan Bey gibi Ş.Urfa'da ki 1968 kuşağının ağabeyidir. Üniversite yıllarımdan sonra İstanbul'da 15 yıl kadar Halil Gönenç Hoca efendi, Nihat Armağan, Dr.Sefer Ağaçhan, Prof. Dr. Yaşar Bağdatlı ve birkaç arkadaşla birlikte sıra geceleri programımız oldu. Bu sıra geceleri değil belki fikir geceleriydi. Bu yıllarda Zübeyir Yetik'i bir fikir adamı, bir yazar, bir sendikacı,.bir yayın evi yöneticisi, bir diyalektik ustası olarak tanıdığım zaman, yalnız Ş.Urfa da ki 1968 kuşağının ağabeyi değil Büyük Doğu İdeolocya Örgüsü içinde çağdaşları M.Akif İnan, Rasim Özdenören, Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlıı, Nuri Pakdil gibi ulusal bazda 1968 kuşağının ağabeyi olduğunu anladım. Sahip olduğu güçlü bir hafıza ve meselelerimizi yorumlama ve anlatım tarzı ile beni fevkalade etkilemiştir. Geçmişten bugüne değin yazmış olduğu 20'den fazla kitabında tevhid anlayışı çerçevesinde kendine has üslup ve diyalektik içinde insan ve medeniyetimizi yorumlaması da ayrı bir değerdir. Zübeyir Beyi iyi tanımak anlatmakla değil belki eserlerini satır satır okumak ve onun sohbetlerini dinlemekle mümkün olur. Bugüne kadarki yazıları ve kitaplarının büyük bir emek ürünü olduğuna inandığım kadar bundan sonra vereceği eserlerinin aynı nitelikte birer şaheser olacağına da inanıyorum. Bu manada Rabbim kendilerine bir uzun ömürle birlikle manevi şaheserlerini vermeyi nasip etsin. Dualarım onunla olsun diyor ve onu selamlıyorum.
●
İbrahim Halil ÇELİK (Şanlıurfa Eski Belediye Başkanı ve Milletvekili):
"Eyyüp bey, siz bana 15-20 gün bir süre tanıyorsunuz. Zübeyi Yetik,bir sayfaya sığdırılabilecek bir isim değil ki, ben "pekiyi" diyebileyim. Zübeyir ağabey hakkında yeterli bir çalışma yapabilmek için benim en az altı aya ihtiyacım vardır. Bu durumda yaptığınız çalışma için tebrik, teşekkür ve başarı dileklerimi iletiyor; Zübeyir Ağabeye de ömür boyu sağlık ve afiyet dileğimi iletmenizi rica ediyorum.(Telefon görüşmesi)
●
Halil SORAN(Emekli Öğretmen):
Önceden tanışan bir grup arkadaş, bir araya geldiğimizde Urfa'mn dertlerini dile getirirdik. Bütün sohbetlerimiz Urfa üzerine olurdu. Urfa'nın geri kalmışlık nedenleri, tarihin ilk şehirlerinden oluşu, ilim ve kültür merkezi oluşu, birçok alim ve şair yetiştirmesine rağmen bugünkü hali, zengin ve tahsil Urfalıların ilk fırsatta burayı terkediş nedenleri, kısacası Urfa'nın, olması gerekli olduğu yerden çok uzaklarda olmasının gerçek sebeplerini kritik ederdik. Sanayiden yoksun, ilimden uzak, içine kapanık bir Urfa tek derdim olmuştu. Ne yapmalı, neler yapabiliriz, nasıl faydalı olabiliriz düşünceleri uykularımı kaçırmıştı, Urfa sevdası, adeta gençliğimi almış, erken olgunlaşan fakat ne yapacağının arayışı içindeki bir insana çevirmişti. Arayışta olduğum bugünlerde, her zaman saygıyla yad ettiğim, bakış açısı ve aksiyon adına temel bilgilerimi kendisine borçlu olduğum, yalnız ben değil Urfa'nın kendisine borçlu olduğuna inandığım ve eğer kendisi kabul buyurursa ustam olarak kabul ettiğim Zübeyir YETİK'le tanıştım. Fikirlerim olgunlaştıkça, Urfa'yı daha ciddi düşünmeye başladım.
●
Abdulkadir SUBAŞI (Emekli Öğretmen):
Harran Grubumun oluşması bir ihtiyaçtan doğdu, Tanzimat'la başlayan kültür yozlaşmasının neticesi; gençler Öz kültürlerinden şiddetle kaçıyor, kötü niyetli iç ve dış güçlerin koyu propagandasının manyetik alanına girmeyle karşı karşıya idiler Öz değerlerine düşman olmuşlardı O sıralarda, ilkokulda öğretmenlik görevini yapan Zübeyir Yetik'in telkinleri ile, üniversiteli ve liseli öğrencilerden bir grup oluşmağa başladı. İlk başlarda, Mehmet Oymak, Halil Soran, İ.Halil Çelik ve Ben vardım, İkinci aşamada, öğretmen arkadaşlardan Ahmet Halıcı, Saffet Saygın, Mehmet Zirek, Atilla Maraş, Adil Saraç bize katıldılar. Burada yapılmak istenilen şey; bir kültür ve sanat hareketini başlatmak, yeni kuşağa maddi ve manevi değerleri aşılamaktı.
●
Abdülkadir ÖZKAN (Gazeteci - Yazar):
DOST, TEVAZU ABİDESİ VE MÜTEFEKKİR
Zübeyir Yetik'le ilgili kısa bir yazı yazacaksın ve onu tüm özellikleri ile anlatacaksın. .Sanıyorum çok zor bir iş.. Çünkü, Zübeyir Yetik benim için günümüzde birkaç mütefekkirden birisi.. Zübeyir Yetik aynı zamanda tevazu abidesi. .Kibrini gizlemek için tevazu kılıfına bürünenlerden olmayan bir kimlik. Bilen, düşünen ve bildiklerini özümsemiş, onları kendi beyin süzgecinden geçirerek özel bir muhteva kazandırmış bir kişi.. Zübeyir Yetik bir gönül adamı.. Sevgi adamı... Züheyir Yetik reklama hiç gerek duymamış, bu sebeple de popülizme itibar etmemiş, ille de ben buradayım diye ne bağırmış ne de birileri ile grup oluşturarak onları bağırtmış birisidir.. Sanıyorum bu yönü ile günümüze pek uygun düşmez.. Çünkü, günümüz insanı tavuk misali bir yumurta yapıp 7 mahalleyi ayağa kaldırmayı marifet sayar.. Kendilerini böylece kabul ettirmenin gayreti içindedirler.. Bu tavır ve üsluba Zübeyir Yetik hiç itibar etmemiştir.. Zübeyir Yetik üretkendir.. Vermiş olduklarının çok daha fazlasını verebilirdi,. Hatta, piyasada yazar diye şöhret yapmış pek çoklarını siler geçerdi.. Ama, onun işi yarış olmadı.. Belki de günümüz insanının duyarsızlığı karşısında biraz içine kapandı. Küstü demeyeceğim.. Çünkü, o küsme adamı değildir.. Kırgınlıklarını bile içine gömen, kendi gönül dünyasının derinliklerinde yaşamayı, gülmeyi, hüzünlenmeyi, o derinlikte yasamayı seven bir kişiliktir.. Ama, gerçek dostları ile birlikle olduğunda onun iç dünyasını açığa vurması çok kolay olur.. Zübeyir Yetik gerçek bir dosttur.. Öyle bir dost ki, çok nadir bulunan bir dost..
●
Veysel POLAT (Gazeteci):
Karanlıkta bir ışık kaynağı.. Alim, arif, mütefekkir, mücadale ve dava adamı.. Yalnız başına da yürüyebilen, onurlu, kararlı, inanç ve azim sahibi kurucu bir lider.. Şefkat, nezaket, ilim, hikmet ve özveri sahibi büyük ve sürekli bir muallim. Nehirin suyuna takılmadan, varılan denizde yürüyen güzel bir insan.. Eserleri, sözleri ve ömrüyle bir olan büyük bir adam.. İbrahim'i, Şeyh Şamil'i bugünlere taşıyan, karanlıklara karşı sürekli uyaran.. İbrahim (a.s)'in dostu ve gerçek hemşehrisi.. Muhemmed (s.a.v.)'in takipçisi. Sevgili hocam.. Urfa ve Türkiye'de nesiller üzerinde teri ve fikriyle emeği vardır. Denizlere ulaşmayı başarmış uzun bir nehir, kokusuyla etrafına sevgi ve ışık saçan büyük bir muhammediye gülü.. Ne mutlu onunla tanışanlara, ondan nasiplenenlere..
●
Yusuf ARMAĞAN (Yazar, TV Programcısı):
Dostluk denilen şey, yaşıtların birbiriyle kurduğu bir ilişki biçimi olmanın ötesinde bir şeyse eğer, Zübeyir Yetik benim için eski bir dosttur. Evvela çocukluğumun unutulmaz cümlelerinin sahibi, ilk gençlik yıllarımın yol göstereni olmuştur. İslamın bu toprakların dışından gelen cümlelerle seslendirildiği bir dönemde, yerli bir nefesin soluk alıp verişlerine şahit olmanın ne denli önem ifade ettiğinin farkına henüz vardığımı söylemem gerekiyor.(Gerçek Hayat Dergisi, 25 Kasım 2009)
·
*Derleyen: Eyyüp Azlal,
Memleket Edebiyat Dergisi
Ocak, 2007
"Yitik Bir Medeniyet ve Zübeyir Yetik" Özel Sayısı