ÿþ<html> <head> <meta http-equiv=Content-Type content="text/html; charset=unicode"> <meta name=Generator content="Microsoft Word 12 (filtered)"> <style> <!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} p {margin-right:0cm; margin-left:0cm; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} .MsoChpDefault {font-size:10.0pt;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;} div.Section1 {page:Section1;} --> </style> </head> <body lang=TR> <div class=Section1> <p class=MsoNormal align=center style='text-align:center;text-indent:35.45pt'><b><span style='font-size:16.0pt'>KUR AN-I KER0M 0LE SINANIYORUZ*</span></b></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Nedir bu ya_amakta olduumuz; bir Haçl1 Seferi mi, yoksa Petrol Sava_1 ya da Yeryüzünün stratejik bölgelerine egemen olarak kendi yarar1na bir denge olu_turma,  Yeni bir  Dünya Düzeni kurma kavgas1 m1?.. Yahut uluslar aras1 (m1, üstü mü) sermayenin biraz daha semirebilmek için tezgâhlad11 oyunlar m1?.. ABD, (kendi içindeki ayak oyunlar1na kar_1n) AB, Rusya, Çin ve bilmem daha kimler ve kimlerin ba_kaca kimlerle post çeki_mesi mi?.. Konuya ilgi duyanlar, özellikle de konu üzerinde uzman olanlar, bu sayd1klar1m1za, elbette, daha pek çok gerekçe, etki, amaç, _u ve bu ekleyerek öne sürdükleri olgulara dayal1 daha pek çok soru ortaya at1p, aç1klama yapabilirler, yapabileceklerdir ve de yapmaktad1rlar... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bize kal1rsa, bunlar1n hepsi birer  bahane ; ama,  ecel gelmi_ cihane, ba_ ar1s1 bahane türünden birer  bahane .. Ba_ ar1s1n1n ecele yol açmas1, açabilmesi gerçeklii ölçüsünde birer gerçek olmakla birlikte bir ucuyla ya da yüzüyle  bahane , öbür ucu ya da yüzüyle de  gerçek , ya_anan gerçekliin tâ kendisi... Öne sürülen -ve de gözlenen- gerekçeler ve uygulamalar ile birer gerçek ve gerçeklik; gerçekteyse, gerçein gerçeindeyse  bahane ... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>S1navdaki insan ve insanl1k s1nav1n1n bu a_amas1nda ya bahanelere tutuklanm1_ olarak gündemin ve güncelliin seline kap1l1p, yine yitirmi_lerden olacak.. Ya da feraset ve basiretiyle görünenin ötesine s1çrayarak, görmesi gerekeni görecek, sahiplenmesi gerekene sahiplenecek, bunun da gerei ne ise, onu yapacak, yapmas1 gerekenlerin ay1rt1na varm1_ olarak yepyeni (ya da en eski) bir davan1n davac1l11na, bir sava_1m1n erliine soyunacak... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Daha kestirme ve tam tam1na kesin bir söyleyi_le belirtelim: Kur an-1 Kerim insan1 (insanl11) kendine ça1r1yor, bu çar1 balam1nda s1navdan geçiriyor, hesaba çekiyor.. Yüce Allah, sürekli bir uygulan1_1n daha belirgin bir sahnesi içinde insanlar1 (özellikle de inananlar1) Kur an-1 Kerim in hakemliine ve de özellikle müminleri O na teslimiyete ça1r1yor. Boynu kal1nla_m1_ insan1n ve _a_k1nla_m1_, uyu_mu_ müminlerin bu durumuysa, s1nav1 daha zorlu hale getirmi_ olduundan ortal1k ak1l çelici  bahaneler ile toz duman içinde daha karma_1k hale gelmi_ bulunuyor. </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ï%Ï%Ï%</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çounlukla 0slâm Âleminin (ve yanl1_ bir ilgilendirme, ba1tland1rma dolay1s1yla 0slâm 1n) gerileyi_, gerileme dönemi olarak alg1lanan ve vurgulanan son yüzy1l, gerçekte, Kur an-1 Kerim in Yeryüzü üzerinde egemenliini yeniden ve yeniden, üstelik çok belirgin ve diri bir biçimde dava ettii bir süreçtir. Önceki zamanlarda olay Bat1 n1n d1_1nda, bir ba_ka ortamda görünür ve görülürken ve  Kitap 1n gücü o kadar1yla alg1lan1rken, yani ölüm kom_uya at1l1rken, Bat1l1 n1n halk1 Müslüman olan ülkelere tasallutu üzerine ortaya ç1kan direnme, direni_, direnç ve dirilme ile birlikte bunun dayana1 ve kayna1 olan Kur an-1 Kerim in nelere kadir ve muktedir olabileceinin, ortaya att11 davan1n, yapt11 çar1n1n nerelere varabileceinin daha aç1kl1kla gözlemlendii süreç... Son yüzy1l, budur.. Her _eye, herkese ve tüm savlara ve yorumlara ramen, bu böyledir... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çünkü, Kur an-1 Kerim ya_ama oturmak, oturtulmak için vard1r, ya_am1n kendisidir ve O nu ya_am1n d1_1na ç1karmak isteyenler de hep olmu_ ve müminlerin gafletine kar_1n onlar hep agah bulunmu_; Kur an-1 Kerim i ve Müslümanlar1n ona yöneli_lerini (ve yönelemeyi_lerini) hep gözlemleye gelmi_lerdir. </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ï%Ï%Ï%</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada bir  ara söz açmak gereini duyuyorum: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hepimizin bildii bir  D1rar Mescidi olay1 vard1r. Aktar1ld11na göre  münaf1klar , Tebük Sava_1 n1n hemen öncesinde, Kuba Mescidi ne yak1n bir yerde yeni bir mescit kurarlar. Sava_ haz1rl11n1n hengâmesi içinde Resulullah aleyhissalatvesselâma gelerek karda-yamurda aradaki dereyi geçip cemaate kat1lmak zorluuyla kar_1la_t1klar1 için yeni bir mescit kurduklar1n1 belirtip, kendisini orada namaz k1lmaa ça1r1rlar. Bu istein kar_1lanmas1 sava_ dönü_üne b1rak1l1r. ^u var ki, Tebük dönü_ü gelen vahiy dorultusunda mescit yakt1r1l1p y1kt1r1l1r. Böylece de Müslümanlar1n aras1na nifak sokmak isteyenlerin oyunlar1 bozulmu_ olur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hangi oyun ya da oyunlar?... Kaynaklar o mescidi kurduranlar1n ve kuranlar1n Bizans ili_kilerinden söz ederler. Olay1 daha iyi alg1layabilmek için bu ili_kilerle birlikte ve özellikle mescit kurucusunun, olay1n güdücüsünün kimliine vurgu yapmak gerekmektedir: Ebû Amir Rahip Abd-i Amr b. Sayfi.. Özellii,  ruhban kimliiyle çevresinde epeyce bir topluluk olu_turmu_ bulunmas1. Hicret in ard1ndan yanda_lar1ndan bir bölümüyle Medine yi terk ediyor ve Müslümanlara kar_1 her eylemin içinde yer al1yor. Yanda_lar1ndan bir bölümüyle diyoruz, çünkü, onun yönlendirmesiyle Medine de bir mescit kurulmu_ olmas1, yanda_lar1ndan kimilerinin orada kald11n1 gösteriyor... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Buradan ç1karsayarak, D1rar Mescidi nin Medine de  ruhban eilimleri yoklamak, yaymak ve kollamak; bu inanc1 ya_atmak amac1n1 ta_1d11 ve bu sebeple, vahiy dorultusunda, y1kt1r1ld11 sonucuna var1yoruz. Ayette, onlar1n  biz iyinin de iyisini yapmak istemi_tik diye yemin ettikleri belirtildikten sonra bu sözlerinin yalan olduunun vurgulanmas1 da üzerinde durulmas1 gereken bir noktad1r... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çünkü,  ruhbanl1k Elçilerin (hepsine selam olsun) getirmi_ bulunduu bütün dinlere, zaman içinde, hep bu söylemle s1zm1_, onlar1 dönü_üme uratm1_t1r:  0yinin de iyisini yapmak .. Örnein, 0sevî öreti bal1s1 ilk H1ristiyan önderlerine yönelen agnostik ve ezoterik inançl1 akademicilerin söylemleri de ayn1yd1:  Sizin savunduunuz tevhit inanc1n1n özü ve gerçei bizdedir, gelin birlikte olal1m, daha iyisini ortaya koyal1m.. Bu savlara ilk yüzy1l içinde direnen önderlerin say1s1 gittikçe azalm1_, bir, derken iki, üç kilise babas1n1n ezoterik söylemlerin cilâs1na kap1lmas1 (ve de Roma n1n bunlara ye_il 1_1k yakmas1) sonucunda 0sa âleyhisselam1n getirdii din 200 y1l içinde ruhbanlar dinine dönü_mü_tür. Ve, Roma n1n da tutumu bu sürece paralel olarak dei_mi_, sonunda H1ristiyanl1k devletin dini olmu_; Yüce Allah 1n kullar1 kendilerini egemen güçlerin boyunduruu alt1nda bulmu_tur. Dier dinlere de benzeri yak1nla_ma ve yakla_1mlarla s1z1ld11n1 belirterek, sözümüzü sürdürelim. </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ï%Ï%Ï%</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>D1rar Mescidi eylemi 0slâm 1 gerçek yap1s1ndan uzakla_t1r1p, Ezoterik (Bât1nî) inançlara bula_t1rma ve uyarlama giri_iminin ilki olmakla birlikte, elbette, sonuncusu deildir. Binlerce y1ll1k bir  Gelenek in elden ele, dilden dile aktar1lmas1 sonucu çok geni_ ve güçlü bir söylem birikimi edinmi_ olan bu inanç yanl1lar1n1n -ne yaz1k ki- 0slâm 1n 200-250 inci y1llar1nda ve sonras1nda büyük ba_ar1lar elde ettiklerine; 0slâm a özgü kavramlar1n içini bo_alt1p bunlara kendi inançlar1n1 yükleyerek bu dini de ba_kala_1ma uratmada yayg1n bir biçimde ba_ar1l1 olduklar1na tan1k oluruz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^u var ki, ortam önceki çal1_malar1nda olduundan daha farkl1d1r. Çünkü, 0slâm söz konusu olduunda güçlü iki direnç noktas1yla kar_1la_1lm1_t1r: 0lki, önceki dinler tümü de ezoterik söylemlere bulanm1_ ve boyanm1_ geçmi_ dinlerin ve inançlar1n harman olduu bölgeler insanlar1na tebli edilmi_ken, 0slâm, Hicaz gibi bu etkilerden uzak bir bölgeye,  ümmîlik z1rh1n1 ku_anma imkân1na elveri_li bir ortama gelmi_tir. Böylece, 200 250 y1ll1k süre içinde  ümmîlik koruna1 mayan1n tam tutmas1na, salam bir damar1n olu_mas1na katk1da bulunmu_tur. 0kincisi, Kur an-1 Kerim iyi korunmu_, elde tutulmu_ ve and11m1z damar1 sürdürenlerce 0slâm 1 aslî çizgisinde sürdürme sava_1m1 s1ras1nda onlar1 ayd1nlatmaa ve diri tutmaa kaynakl1k etmi_tir. Muhyiddin-i-i Arabî taraf1ndan evc-i bâlâya, dorua yükseltildiinden ötürü kimilerince (hakl1 olarak) Muhyiddin-i-i Arabî nin dini olarak an1lan Bât1nî ve tasavvufî iman edi_ler ve yöneli_ler kar_1s1nda Aleyhissalatvesselâm Efendimiz Muhammed-i Arabî nin dini güçlü bir damar olarak bu güne dek gelmi_tir. Ama hep çat1_arak, ama hep sava_arak, ama hep direnerek.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Gözleri yuvalar1ndan uratacak deh_etteki bu ay1r1m1n gerçekliini ve de Bât1nî inançlar1n, Ezoterik tutum ve anlay1_lar1n  beyinlerimize ne ölçüde yerle_mi_ bulunduunu aç1klayabilmek için iman edi_lerin asal nirengi noktalar1ndan birkaç1 üzerindeki görü_leri kar_1la_t1rmal1 olarak ama k1saca aktarmam1z gerekecek: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bât1nî inançlara göre, Yüce Yarat1c1 yarat1klar1 ya da âlemi, âlem de Yüce Yarat1c1 y1 mündemiçtir, içermektedir. Yaratan yarat1lm1_lardan ne ayr1d1r, ne de gayr1.. Tepkilerin azalt1lmas1 amac1yla ba_kaca adlarla an1lsa da asl1nda  Vahdet-i Vücut denilen bu inanç, ad1ndan anla_1laca1 üzere  Varl1k ta birlie kaildir. Nebevî inançlara göre ise, Yüce Allah âlemlerden münezzehtir, mütealdir, a_k1nd1r. Kendi varl11 olduu gibi yarat1klar1na var olma payesi vermi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu temel inanç fark1n1n bir uzant1s1 olarak, Bât1nî inançlara göre -ortaya att1klar1 çe_itli kuramlar dorultusunda-  var olu_ , varl1klar1n ortaya ç1k1_1, tefeyyüz (geli_im), hezeyan (f1_k1r1_), sudur(ç1k1_), zuhur(görünü_) yahut taayyün (yans1ma) yoluyla gerçekle_mektedir. Yani ki, varl1k, Var Edici  sebep in ya geli_im göstermesi, f1_k1r1p ta_arak saç1lmas1, ya da yokluk aynas1na yans1mas1 olarak var olmu_,  vahdet/teklik ,  kesret/çokluk haline gelmi_ ve böylece alem vücut bulmu_tur. Bu tek varl11n çokluk görünümlü âleme dönü_mesi de,  vahit olan1n vahdaniyetindeki _iddet ve güçten ötürü zaruridir, zorunludur, zorunluluktur. Nebevî inanca göre ise, Yüce Allah için hiçbir zaruret olmad11 gibi yaratma zarureti de yoktur. 0sterse yarat1r, isterse yaratmaz. Varl11n ortaya ç1k1_1 zorunlu bir varolu_ deil, Yarat1c1 n1n iradesi dorultusunda keyfe-ma-ye_â bir fiil, bildii ve istediince  yaratma eylemiyle bir var etmedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bât1nî inançlarda, ister tefeyyüz, ister fezeyan, ister sudur, ister zuhur, ister taayyün, isterse bir ba_ka ad verilsin, görüldüü gibi varl1klar  As1l Var olandan ve O nun bir tür farkl1la_mas1yla ortaya ç1kmaktad1r. Bunu daha iyi vurgulayabilmek için günümüzde hayli yayg1n bir söylem olan  enerji dönü_ümü sav1n1 an1msamam1z yeterli olacakt1r.. Ancak, onlar1n bunu anlatmak için kulland1klar1 deyim,  enerji deildir de  ruh tur. Eski Babil, Eski M1s1r, Eski Yunan, Eski 0ran, Eski Aztek, Eski ve Yeni Hint ve daha birçoklar1 da içinde olmak üzere Yahudi, H1ristiyan, 0slâm ve Çac1l tasavvuf ekollerinin, kollar1n1n tümünün öretilerinde ilk ilke olan  ruh kavram1na yüklenen anlamlar çerçevesinde dile getirilen  külli ruh/cüzi ruh ,  ruhun bedene tutuklanmas1 , ruhu ar1nd1rma yoluyla  Fenafillâh/Bekabillâh mertebelerine ç1kma ve  tanr1la_ma söylemleri de bu inanc1n mant1ksal sonucudur. Nebevî inançta ise, varolu_ böylesine bir dönü_ümle deil, dorudan doruya Yüce Allah 1n dilemesi ve dileme dorultusunda da  ol demesiyle gerçekle_mektedir. Olay enerji dönü_ümü suretiyle deil,  kelâm/söz balam1nda bir buyrukla gerçekle_mektedir. Biz buna  bilgi aktar1m1 diyebiliriz; çünkü, yarat1_ s1ras1ndaki  ol buyruunun içeriinde yarat1lm1_ olan için gerekli bilgiler de vard1r. Bir tür fiilî vahiy söz konusudur. Yaratma s1ras1nda yarat1lana gerekli donan1m vahyedilmekte, yerle_tirilmektedir. Ve,  Ruhulkudus için özel isim olarak kullan1lmas1 bir yana tutulursa, Nebevî inançta  ruh bir  _ey ismi deil, bir  emr dir, üstelik  emrden dir, eylem ya da söz; k1sacas1  vahy dir.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bât1nî inançlarda  Âlemin birlii ilk ilkesi gerei  zaman 1n da birlii vard1r.  Ân-1 daim diye adland1r1lan bu  birlik içindeki zaman olu_umlar paralelinde kendi içinde ak1p durmaktad1r. Bu yüzden de zaman  tek bir parça olarak döngüsel bir yap1dad1r. Hani Necip Faz1l 1n bir _iirinde  zaman, o bir daire diye ifade ettii gibi.. Nebevî inançta ise, dünyadaki ya_am1m1zda ortak dil ve deerler kullanma gereince uygulad11m1z tarih ve takvim biçimindeki zaman1 kastetmediimizi belirterek söyleyelim,  ortak zaman ya da  zaman1n birlii yoktur. Yarat1lm1_ her varl1k için ayr1 bir zaman belirlenmi_tir ve bunun ad1 da  ecel dir. Ecel, belirlenen zaman1n sonu deil, bir süreçtir. Yüce Allah 1n sürekli yarat1yor olmas1, evet, her eceli bir süreç, her süreci de bir ecel haline getirmektedir. Ve bu süreç dairevî, döngüsel, çevrimsel deil dorusald1r. Ba_lang1c1  takdir , _imdisi  kaza , sonras1 ise, ukbad1r. Yüce Allah 1n yaratmay1 irade etmesiyle ba_layan, burada ya_anan ve Ahiret uzanan süreç... Nebevî iman edi_in  rükünlerinden/iman çat1s1n1 ta_1yan direklerinden olan kadere ve Ahiret e iman bu zemin üzerine oturur. Döngüsel zaman inanc1na sahip bulunan Bât1nîlik te kader ve Ahiret inanc1n1 oturtabilecek zemin yoktur. Peki, ya inan1yoruz diyorlarsa?.. 0ki beyinleri, iki kalpleri, iki ki_ilikleri var demektir.. Ya da, _u ya da bu alana uyumlu olarak söyledikleri iki _eyden birinin fark1nda deillerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çok uzad1.. Bir farka daha deinip, geçelim: Yüce Allah, yukar1da da deinildii gibi,  ol emriyle yaratma an1nda yaratt1klar1na gerekli bilgilendirmede bulunur, vahyeder.. Âlemlerdeki bütün düzen bu bilgilendirmeyle aksamadan yürür. 0nsan söz konusu olduundaysa, durum biraz dei_ir. Biyolojik ya_am1n1n sürmesi için gerekli bilgiler ona vahyedilmekle, yüklenilmekle birlikte, üstlendii emanet için gerekli olan (belki de emanetin kendisi olan)  irade kullan1m1 balam1ndaysa, dorudan vahiy yerine, Yüce Allah 1n gönderdii yol gösterici Elçiler (hepsine selâm olsun) arac1l11yla iletilen vahye dolayl1 olarak muhatap k1l1n1r. Bu _u demektir ki, Yüce Allah sözgelimi balar1s1na ne edip eyleyeceini vahyederek bildirmi_ken, insana bu bilgiyi vermemi_, bilgilendirmeyi ancak (tümünü selâmla and11m1z) Elçileri arac1l11yla yapm1_t1r. Bu durumda insan1n kendi içine dönerek kendisi ya da varl1k veya varolu_, insan yan1 ile ilgili _u ve bu konusunda bilgilenmesi mümkün deildir. Bu alandaki bilgiler, yaln1zca, (selâmla and11m1z) Elçiler eliyle gönderilecektir. Bunun böyle olmas1na kar_1n, Bât1nî inançlara göre, insan1n riyazet, seyr ve sülûk, _u ve bu yolla salt gerçeklii, mutlak hakikati yakalama yetkinliine sahiptir ve buna da  marifet denilmektedir. Nebevî inan1_ta ise, mutlak hakikatin bilgisi Yüce Allah tan Elçiler (hepsine selâm olsun) arac1l11yla ve bir  Haber olarak gelir.. 0nsanlar elçinin iletmesine, elçi de Yüce Allah 1n vahyetmesine muhtaçt1r. Bilgilenme konusunda a_a1dan yukar1ya deil, yukar1dan a_a1ya doru bir seyir, bir ak1_ vard1r. Buna kar_1n, Bât1nîlerin  velayet nübüvvetten üstündür savlar1 ise, kendilerinin kendi çabalar1yla ve marifet yoluyla  mutlak hakikat i elde edebilen  er ki_iler , ötekilerin de bilgiye eri_mek için vahyi bekleyen  her ki_iler durumunda bulunduklar1 yolundad1r. Yapt1klar1  Nebilerin velayetleri de vard1r ve velayetleri nübüvvetlerinden üstündür türü teviller ise, tepkileri gidermek üzere dile getirilen _eylerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0mdi: Allah, yaratma, zaman (dolay1s1yla Kader ve Ahiret), alem, ruh, bilgi ve haliyle de nübüvvet ve kitap konular1nda bu ölçüde taban tabana z1t olan inan1_lar1n sahiplerinin iki ayr1  inanç içinde olduklar1n1, Aleyhissalatvesselâm Efendimiz Muhammedi Arabî nin dininin yan1 ba_1na Muhyiddin-i Arabî nin dininin oturtulduunu söylemenin deh_et verici bir yan1 kal1r m1, bu durumda?.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Öte yandansa, evet, gerçekten insan1 deh_et içinde b1rakmas1 gereken bir yan vard1r, bu olayda.. O da, bu Bât1nî/Ezoterik inanç sahiplerinin, geçmi_te dier dinler kar_1s1nda da yapt1klar1 gibi, 0slâm 1n hakikatinin kendilerinde olduunu söylemeleri ve, ve de, kimi Müslümanlar1 da (ke_ke kimi olsa, birçoklar1n1 da) buna inand1rm1_ olmalar1d1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu kand1r1lm1_l11n bu yayg1nl11 ise, iki önemli sonuç dourmaktad1r: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Birincisi, dinin özü, iman1n hakikati ve benzeri nice ifadelerle ortal11 kaplayan Bât1nîlik, insanlar1n, özellikle de inanm1_ kimselerin ve bu kimseler aras1nda da dinin gereklerini daha iyi ya_amak isteyenlerin yollar1n1 kesmekte, onlar ile Kur an-1 Kerim in aras1na girmekte.. Dorudan doruya Kur an-1 Kerim in önüne set çekmek ya da onu d1_lamak yerine, beyinleri ko_ulland1r1p Kitap 1n kendi inançlar1 uyar1nca alg1lanmas1n1 salama yöntemlerini kullanmalar1 ise, olaydaki vahameti daha bir artt1rmakta... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kincisi, insanlara iradeleri terk ettirilerek, insanlar1n iradeleri törpülenip köreltilerek deerlendirme, seçme, giri_ime, eylemde bulunma yetenekleri ortadan kald1r1lmak suretiyle  sürüle_tirme gerçekle_tirilmektedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tek cümleyle, Yeryüzündeki halifelii ve Yarat1c1s1 na kar_1 sorumluluu gerei  irade sahibi k1l1nan insan hem bu donan1m1ndan, hem de irade kullan1m1 s1ras1nda yol haritas1 olsun diye gönderilen Yüce Kitap 1 kavrama imkân1nda yoksun b1rak1lmaktad1r. </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ï%Ï%Ï%</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bat1l1 bir tarih felsefecisi insanl1k tarihinin gizli örgütlerin kavgas1ndan ibaret olduunu söyler. Evet, hem gizli örgütlerin kendi içlerindeki çeki_meleri ve hem de -özellikle- kendi d1_lar1nda kalan kimseler üzerinde egemenlik kurup, sömürüde bulunmalar1 sürecidir, tarih.. Bu sürece, Yüce Allah, hep, tümünü de selâmla and11m1z Elçiler göndererek müdahale etmi_tir. Elçiler (tümüne selâm olsun), Bât1nî balant1larla burunlar1ndan zincirlenip kula kul k1l1nan insanl11 özgürle_tirmenin öretisini getirmi_, sava_1m1n1 vermi_lerdir. Ama Masonluktan Gül-Haç ^övalyeliine, Karmatilik ten bilmem hangi Bât1nî tasavvuf koluna var1ncaya dek ayn1 inanc1 -farkl1 söylemlerle- ta_1yan bütün bu gizli örgütler hep birbiriyle ili_ki içinde bulunarak insanl11  K1rklar, Yediler, Üçler oligar_isinin pençesinde tutmay1 ba_arm1_lard1r... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Son Yüzy1l içinde Kur an-1 Kerim in gücünü yeniden duyurmas1 üzerine de, bunun önünü kesmek için hemen harekete geçilmi_, tasavvufun güçlendirilmesi ve yayg1nla_t1r1lmas1 yoluyla ilk ad1mlar at1lm1_; ard1ndan özellikle çada_ eitim alan kimselere uygun yorumlamalarla da Muhyiddin-i Arabî misali tasavvufun ihyas1 için kollar s1vanm1_t1r. Bu i_i de Renè Guènon ve ekibi, izleyicileri yapm1_t1r ve yapmaktad1rlar. Üstelik maneviyatç1l1k maskesi tak1narak... </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>1992 Y1l1nda bu tehlikeyi görüp, kitapla_t1rm1_t1m. Felsefe, ilâhiyat ve tasavvuf içerikli bu çal1_man1n sunu_unu da  Verdii görüntü, yol açt11 çar1_1mlar farkl1 da olsa, elinizdeki bu eser, gerçekte,  siyasal amaçl1 bir kitapt1r. cümlesiyle yapm1_t1m. Çünkü, siyasal bir manevraya kar_1 ç1k1_ söz konusuydu. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0slâm Âlemi üzerinde oynanan bu oyunun  entelektüel bir düzlemde kalaca1n1 dü_ünüyordum, o günlerde. Beyinleri i_gale yönelik bir eylem görüyor ve buna kar_1 ç1k1yordum. Ama, bugün görüyoruz ki, ne beyinleri buland1rmak amac1yla tasavvuf pompalan1_1, ne beyinleri çelici yeni yorumlarla tasavvufun ihyas1 Kur an-1 Kerim in gücünü k1rmaa yetmemi_ olacak ki, toplar1, tüfekleri, gemileri, uçaklar1 ve füzeleriyle sald1r1ya geçmi_ bulunuyorlar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bilmeli, kabul etmeli ve hatta inanmal1y1z ki, eylemde bulunan ne _u devlettir, ne de bu devlet.. Amaç, ne petroldür, ne egemenlik, ne de ba_ka _ey.. Haçl1 Seferleri nas1l ki,  Dou nun zenginlii bahanesi ve Kutsal Mekânlar1 kurtarma söylemiyle yap1ld11 halde gerçekte hedefte Kur an-1 Kerim var idiyse, bugün de hepsi bahanedir, as1l amaç Kur an-1 Kerim in müminlerin O na yöneli_iyle ortaya ç1kan gücünü k1rmakt1r. Hareketin bir Bât1nî inanç seferberlii olduuysa, zaten, her gün medyada dillendirilmektedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Öyleyse, bizim için sorun Kur an-1 Kerim e yönelme ve sar1lma sorunudur. Elbette ya_anan her türlü mazarrat1n/yitiin giderilmesi için ne gerekiyorsa o da yap1lacak, görünürdeki _artlara göre her türlü önlem al1n1p eylemde bulunulacakt1r. Ama, bu bahanelerin ard1ndaki gerçek sebebin Kur an-1 Kerim e kar_1 aç1lm1_ bir sava_ olduunu bilir de, bu idrâk içinde O na yönelirsek, bilelim ki, hem sorunlar1n tümünün çözümü ele geçirilecek, hem de Bât1nîliin beli bir daha dorulamayaca1 biçimde k1r1lacakt1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim le s1nan1yoruz, tüm Müslümanlar olarak; bilelim ve O na yönelelim.. Gerisi bahane... Yüce Kitap a sahiden sahip ç1karsak, bize de sahip ç1k1lacakt1r. Bu kadar... </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ï%</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:9.0pt'>*Zübeyir YET0K,</span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:9.0pt'>Ümran Dergisi, </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:9.0pt'>Ocak 2005; Say1: 125, </span></p> <p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> </div> </body> </html>