ÿþ<html> <head> <meta http-equiv=Content-Type content="text/html; charset=unicode"> <meta name=Generator content="Microsoft Word 12 (filtered)"> <style> <!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} p {margin-right:0cm; margin-left:0cm; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif";} .MsoChpDefault {font-size:10.0pt;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;} div.Section1 {page:Section1;} --> </style> </head> <body lang=TR> <div class=Section1> <p class=MsoNormal align=center style='text-align:center;text-indent:35.45pt'><b><span style='font-size:16.0pt'>0RADE ÖZGÜRLÜÜ*(¹)</span></b></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>&nbsp;</span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Deerli insanlar, </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hepinizi sayg1yla selâml1yorum.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Konferans1m1z1n ba_l11n1 bir kez daha dikkatlerinize sunmakta yarar görüyorum: &quot;0rade özgürlüü&quot;.. Hemen herkesin insan haklar1ndan ve özgürlüklerinden söz ettii bir dönemde, kendimize konu olarak niçin yayg1n bir biçimde dillendirilen salt özgürlüü ya da  insan1n özgürlükleri ni deil de &quot;irade özgürlüü&quot;nü seçtik sorusunu sormak için böyle bir hat1rlatmaya ihtiyaç vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu sorunun konusu olan ba_l1kta dikkat edilirse iki kavram yer almaktad1r: 0rade ve özgürlük. Hem iradenin, hem de özgürlüün &quot;insan&quot;a has birer kavram olduunu da dikkate al1rsak, önce insan ile ilgili belirlemeler yapt1ktan sonrad1r ki, irade ve özgürlük konusuna el atarak konu_mam1z1 bir bütünlüe kavu_turmaa çal1_aca1z. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Öyleyse,  insan nedir? sorusunu sorarak, k1saca, bu güne dek verilmi_ bulunan yan1tlar üzerinde dural1m. 0nsan1 da dier canl1 varl1klar gibi  s1radan bir canl1 sayan çok az say1daki uç savlamalar1 bir yanda tutarsak, dü_ünürlerin çounluu insan1n dier canl1lardan farkl1 ya da üstün yan1n1 belirleyici ay1raçlar1 ortaya koymak için pek çok tan1mlar yapm1_lard1r. Burada  pek çok diyor olmam1za kar_1n, bunlar sadan say üç-be_, soldan say üç-be_ olman1n ötesinde de deildir. Kimileri kesin yarg1da bulunurken, kimileri uzun ve çou kez karma_1k yorumlar yapm1_; kimileri de davran1_lar dolay1ml1 olgular1 da i_in içine katarak sorunsal1 daha geni_ bir çerçevede, daha kapsaml1ca irdelemei yelemi_; böylece de görünürde kabar1k bir say1 ortaya ç1km1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bunlar1 derli toplu ve özlü bir biçimde ortaya koymak istediimizde, _öylece s1ralayabiliriz: 0nsan, gülen hayvand1r.. insan, alet kullanan hayvand1r.. insan, dü_ünen hayvand1r.. insan; genetik kodlar1 ve çevresel etkile_imler ürünü kompleksleri göz ard1 edildiinde kendince karar alabilen, öte yandan da davran1mlar1 bu etkilerle ba1mlanm1_ bulunan varl1kt1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çada_ psikolojinin temelini de olu_turan bu son tan1m, gerçekte, insan1  ruh ve  madde ikilemi içinde irdelemi_ bulunan mistik/tasavvufî yakla_1m1n çac1l bir söylem kal1b1na dökülmesinden öte bir _ey olarak görülmemelidir. Bu gerçek ise, insan1 irdelerken, bizim, ilk ad1mda onunla ilgili olarak savlanm1_ bulunan insan1n bu ikili yan1 üzerinde durmam1z1 gerektiriyor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Konuyu aç1kl1a kavu_turmak için, öreti haline de getirilmi_ bulunan bu sav1n temelinde yer alan söylemi özleyeceiz ilkin: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Deniliyor ki, Yarat1c1, insan1 yaratmak istediinde Yeryüzü topra1ndan ald1, onu _ekillendirdi. Ard1ndan da ona ruhundan üfledi ve böylece  insan denilen varl11n yarat1l1_1 tamamland1. Yarat1c1ya özgü tümel/küllî ruhtan intikal ettirilen tikel/cüzî ruh insan1n yarat1l1_1n1 tamamlayan öge oldu. ^u var ki, üflenen ruhun yücelii dolay1s1yla topraktan al1nan bedeni yükseltmesi gerekirken, bu gerçekle_medi. Tersine, ruh, bedene tutuklanarak düzey kayb1na urad1. Ve, insan, bedeni taraf1ndan tutsak k1l1nm1_ bulunan ruhunu bu tutsakl1ktan kurtar1p, onu yine küllî ruha eri_tirmek, böylece tanr1ya ula_mak ve hatta tanr1la_mak için Yeryüzüne gönderildi. Öyleyse, insana dü_en çe_itli yöntemlere ba_vurarak bedensel zay1flamay1 salay1p, böylece ruhunun  küllî ruh ile birle_mek yönündeki gidi_at1n1 gerçekle_tirmektir. Bu yolla küllî ruha eri_en kimseler kurtulacak, ruhunu beden hapsinden kurtaramayanlar ise,  evrendeki karma_a içinde sürüklenerek sonsuza dek ac1 çekeceklerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu aktard11m genel ve ortak _ablondur ve ana çizgiden ç1kmaks1z1n bunun versiyonlar1 olarak pek çok söylemler/öretiler olu_turulmu_tur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, bunu kim söylüyor? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Eski M1s1r dinleri söylüyor, Kelt lerin dinleri söylüyor, K1z1lderililerin dinleri söylüyor, ^amanlar söylüyor, ça1m1zda da Hinduizm ba_l11 alt1nda toplanan dinlere inananlar söylüyor. Ve onlarla birlikte bir de Müslümanl11 kabul etmi_ olduunu belirterek Abdülvahid Yahya ad1n1 alan Frans1z mistii Renè Guènon un ba_1n1 çektii bizde de hayli taraftar1 olan  Gelenekçi Ak1m yanl1lar1 söylüyor. Aynen mi? Ana çizgileri ile aynen& Bu ana çizgi çevresinde, her bir ortama, zamana ve dine göre olu_turulmu_ varyantlar var elbet. Söz gelimi, Hindular, and11m1z  evrendeki karma_a içinde sonsuza dek ac1 çekmek yerine, ruhun ta küllî ruhla birle_ebilecek ar1l1a eri_inceye dek -ki, buna Nirvana diyorlar- çe_itli hayvan ya da alt kastlardaki insan bedenlerine girerek ac1 çekeceini öne sürüyorlar. Çe_itli söylemlerin/öretilerin aralar1ndaki fark bu kadar, bunun gibi. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, elbette ki bu söylem size Kur an-1 Kerim deki Âdem Aleyhisselam1n yarat1l1_ sürecini de çar1_t1r1yor. Bunda _a_1lacak bir _ey yok. Çünkü, konu_mam1z s1ras1nda zaman zaman da deineceimiz gelenee özgü bir uygulama vard1r. Dinlerden ald1klar1 bilgileri kendilerince yorumlayarak, dinî kavramlar1n içini bo_alt1p kendi inançlar1n1 bunlara yükleyerek, yani dinleri çarp1tarak, yozla_t1rarak, böylece hem, hem söylemlerini geli_tirmek, hem öretilerini dindar kimseler aras1nda yayg1nla_t1rmak, hem de bu yolla kurduklar1 egemenliklerini sürdürmek imkân1n1 salay1c1 bir uygulamad1r, bu. Ad1na hermenötika/yorumlamac1l1k denilen i_lem.. Hemen 0dris âleyhisselamdan sonra onun getirdii dini dönü_türmek için ba_lat1l1p da bu güne dek süren bir uygulamad1r, yayg1n kabule göre. Ama, M1s1r da halen taraftarlar1 da bulunan ve gizli/gizil bir tarikat olan ^isî lerin ayn1 inançlar1 payla_t1klar1n1 göz önüne al1rsak, bu uygulaman1n 0dris Aleyhisselamdan da önce, ^it âleyhisselamdan hemen sonra gündeme girdiini söyleyebiliriz. Ama, yay1lmalar1 0dris Aleyhisselamdan sonra olduu için, öylece nispet edilmi_tir. Biz, asl1nda bunun köklerini Habil ve Kabil olay1nda, hatta daha gerilere giderek Yasak Aaç sürecinde görüyoruz, ama, fazla vaktinizi almamak için oralara girmeyeceiz. Gelenek öretisinin dinlerin inanç ve kavramlar1n1 kendilerince dönü_türmeleri dolay1s1yla bu benzerliklerin ortaya ç1kt11n1 i_aret etmekle yetineceiz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Deerli dinleyenlerim, </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu türden bir geli_meyi Müslümanlar balam1nda irdeleyecek olursak göreceimiz _udur: 0slâmiyet in yay1lmas1 sürecinde, Müslümanlar ula_t1klar1 ülke, bölge ve yörelere kendi inançlar1n1 ta_1rlarken dier yandan da ula_t1klar1 corafyada kar_1la_t1klar1 kültür ve inanç birikimlerinin etkilerinden, özellikle zahidane ya_ay1_ örneklerinden kendilerini her zaman koruyamam1_lard1r. Buna ayr1ca Abbasiler döneminde gerçekle_tirilen çeviri çal1_malar1n1n oynam1_ bulunduu rolü de eklememiz gerekiyor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu a_amada, Müslümanlardan bir bölümü, kar_1la_t1klar1 ve kendilerince çekici ya da uygun bulduklar1 inanç, dü_ünce, söylem ve uygulamalar1 Kur an-1 Kerim in mihenk ta_1na vurarak deerlendireceklerine, o söylem, dü_ünce, inanç ve uygulamalar1 teyit için dinin temel kaynaklar1ndan onaylay1c1 ifadeler/ibareler ara_t1rmak yoluna gitmi_lerdir. O yörede ya_ayanlardan Müslümanl11 kabul edip de, kendi inançlar1ndan kopamayanlar1n bu dorultuda yapt1klar1 yorumlarla Müslümanlar1 etkileyi_lerinin pay1n1 da burada unutmamak gerekiyor. 0slâm 1 kabul ettiklerini belirterek Abbasî Saraylar1nda seçkin bir yer edinen Harran Sabiîlerinin Müslüman dü_ünce ve inanc1na soku_turduklar1 ayk1r1 görü_lere kar_1 kelâmc1lar1n verdii mücadeleyi, bu konuda, bir örnek olarak zikredebiliriz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu süreç içinde Yüce Allah konusunda ortaya at1lan Vacib-ül Vücut, Vücud-u Mutlak, Vahdet-i Vücut; yaratma/yarat1l1_ konusunda öne sürülen sudur, tefeyyüz, taayyün; mutlak gerçeklikle bilgilenme konusunda vurgulanan marifet gibi kavramlardan/söylemlerden biri de, i_te, insan1n cismanî ve ruhanî yanlar1n1n bulunduu görü_ü olmu_ ve bu görü_, doal olarak beraberinde  ruhun ar1nd1r1larak cismanî güdümden kurtar1lmas1 dorultusundaki inanc1 kültürümüze ta_1m1_t1r, Hani _u çokça duyduumuz ruh ile nefsin sava_1m1 söylemi.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Deerli Dinleyenlerim, </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hem az sonra söyleyeceklerime bir zemin olu_turmak, hem de dü_ünce younluundan doan havay1 biraz hafifletmi_ olmak için, bir hikâyecik aktard1ktan sonra sözlerimi sürdüreceim: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yan1lm1yorsam, Abbasî Hükümdarlar1ndan Me mun olacak.. Bir sefere giderken, yolu Harran a dü_üyor ve oradakilerin o güne dek duyup i_itmedikleri bir inanc1 ya_ad1klar1n1 görüyor. Bunun üzerine, o günün devletler hukuku dorultusunda bir uyar1da bulunuyor, Harran 1n ileri gelenlerine:  Bu sizin dininiz bizim bilmediimiz bir dindir ve topraklar1m1zda bu dine yer yoktur. Ben seferden dönünceye kadar ya topraklar1m1 terk edecek, ya Müslüman olacak, ya da Ehl-i Kitap dinlerden bir dini benimseyerek cizye vereceksiniz </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tabii Harranl1lar1 bir tela_ al1yor. Binlerce y1ldan beri bal1 bulunduklar1 inançlar1n1 da, topraklar1n1 da b1rakmak istemiyorlar. Onlar çare dü_ünürlerken, bir fakih yüklüce bir ücret kar_1l11nda kendilerine çözüm önerebileceini söylüyor. Onlar da kabul ediyorlar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Derken, Hükümdar sefer dönü_ü Harran a geldiinde _öyle bir savla kar_1la_1yor:  Hükümdar1m1z sizin ilk te_rifinizde biz Kitab1n1z olan Kur an-1 Kerim i bilmediimiz için size tutarl1 bir yan1t verememi_tik. Sizden sonra yapt11m1z incelemede gördük ki, bizim dinimiz de sizin kitab1n1zda an1l1yor; biz, Kur an-1 Kerim de an1lan Sabiî dinindeniz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve paçay1 kurtar1yorlar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu olay1 daha aç1kl1a kavu_turmak için, k1sa bir bilgi aktarmam gerekiyor: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim deki iki ayr1 ayette Ehl-Kitap olan Yahudi ve H1ristiyanlarla birlikte bir de Sabiîler den söz edilir. ^u var ki, Hicaz yöresinde Yahudiler ve H1ristiyanlar tan1nd11 halde, Sabiîler isimler d1_1nda bir bilgi ile bilinmemektedir. Bunun sebebi de, el-Cezire yöresinde ya_ayan ve Mandenler olarak da bilinen Yahya âleyhisselama bal1 bulunan bu topluluun önce Yahudi, sonralar1 da H1ristiyan bask1lar1 dolay1s1yla kendini çok gizli tutmu_ olmas1d1r. 0sim olarak bilinen, topluluk olarak da kimsenin tan1mad11 bir halk.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Böylece, bir bilgi eksiklii ve gözü aç1kl1k sonucu, Harranl1lar Sabiî olarak bilinmi_ ve gerçekte y1ld1zlara tapan bu topluluu Ehl-i Kitap tan sayd1racak kan1tlar için de pek çok rivayetler üretilip, kitaplara geçirilmi_tir. Ta, büyük Seyyah Birunî in gerçek Sabiîleri bulup da, 0slâm Âlemine tan1tmas1na kadar. Ancak ondan sonrad1r ki, durum fark edilmi_; o güne dek Sabiî dininden say1lmalar1 için k1l1flar üretilen Harranîler,  mü_rik say1lmaa ba_lanm1_t1r. Ama, ne var ki, bu süre içinde at1 alan Üsküdar 1 geçmi_; Harranîler Müslümanlar aras1na epeyce inançlar1n1 yerle_tirmi_lerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu sap1k inanc1n Kur an-1 Kerim deki bir ismi kendine kalkan edinip, o ismin k1l1f1na girip 0slâm Âlemine s1zma olay1nda olduu gibi kendini Müslümanlara benimsetmek isteyen daha pek çok söylem ve savlar da benzeri yollar1 izlemekten kaç1nmam1_lard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Söz gelimi, yukar1da  and11m1z insan ruhunun bedene girmesi sonucunda düzey yitirdiini, yarat1ld11 düzlemi yakalay1p tümel/küllî ruhla birle_ebilmesini salama yolunda çaba gösterilmesi gerektiini vurgulayan inanç sahipleri bu inançlar1n1 Müslümanlara a_1layabilmek için, Kur an-1 Kerim deki insan1n yarat1l1_1 ile ilgili pek çok ayeti kulland1ktan ba_ka, ruhun ar1nd1r1lmas1 iddialar1 için de Tin Suresindeki  Biz insan1 en güzel yarat1l1_la yaratt1k, sonra onu a_a1lar1n en a_a1s1 k1ld1k ayetlerini kendilerine dayanak olarak öne sürmü_lerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hikâyeyi duymu_sunuzdur: Bekta_i ye sormu_lar:  Baba erenler, niçin namaz k1lm1yorsun? Bekta_i ler, malûm, haz1r cevap ve nüktedan kimseler..Yan1t1n1 hemen vermi_:  Kur an-1 Kerim de namaza yakla_may1n buyruu var da ondan.. Cevaba _a_1ranlar  nas1l olur? deyince de, açm1_ Kur an-1 Kerim i, yerini göstermi_. Gösterdii,  içkiliyken namaza yakla_may1n buyruu. Ne var ki, Bekta_i,  içkiliyken k1sm1n1 eliyle kapat1p,  namaza yakla_may1n cümlesini gösteriyor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tin Suresinin yukar1da and11m1z ayetlerini kan1t olarak kullanmak isteyenler de, Âdem Aleyhisselam1n topraktan yarat1lmas1 hakk1ndaki ayetleri dayanak edinmee kalk1_anlar da, aynen Bekta_i gibi, elleriyle surenin bir bölümünü kapatarak doruluklar1na kan1t getiriyorlar. Çünkü, gösterdikleri ayetlerin hemen ard1ndan gelen  Ancak, inan1p iyi i_ i_leyenler bunun d1_1ndad1r ayetini gizliyorlar; görmezlikten geliyorlar. Bu ayetin vurgulad11 gerçein Hadis aç1l1m1na bakarsak, konu daha iyi anla_1l1r. Efendimiz Aleyhissalâtvesselâm buyuruyor:  Ki_i, 0slâm f1trat1 üzere doar; ancak ebeveyni onu sonradan ba_ka bir dine döndürür. Demek ki, insan, dünyaya geldiinde öyle esfeli safilin, a_a1lar1n a_a1s1 bir durumda deil. 0man eder, iyi amelde bulunursa kar_1l11n1 alacak; deilse, i_te o zaman a_a1lar1n a_a1s1na yuvarlanm1_ olacak.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; elbette, insan iradesinin özgürle_mesi konusuna geleceiz. Halen insan1 belirleme a_amas1nday1z. Ve, bu arada yanl1_ belirlemelere i_aret ediyoruz.. Nitekim, insan1 belirlemedeki dorular1 ve yanl1_lar1 görebileceimiz ikinci basamaa gelmi_ bulunuyoruz. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu basamakta da, yine yukar1da aktard11m1z  insan1n bir cismanî ve bir de ruhanî yan1n1n bulunduu ve ruhanî yan1n1n ilâhî bir kökeninin olduu sav1n1 irdeleyeceiz. Sav1 bir cümle ile tekrarlayal1m, önce:  Yarat1c1 yeryüzü topra1ndan _ekillendirdii insan bedenine kendi ruhundan üfledi; _u var ki, ruh bedeni yükseltgeyecekken, bedene hapsolup, düzeyinin dü_mesi gibi bir durumla kar_1la_t1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet, Kur an-1 Kerim de pek çok yerde Yüce Allah 1n insana kendi ruhundan, kendinden olan bir ruhtan üfledii haber verilir. Ve, and11m1z savlar1n sahipleri de bu ayetleri kullan1rlar. Ancak, bunu kullanmalar1n1n önünde iki büyük engel, bu kullan1m1n tutarl1 olmad11, daha dorusu Kur anî olmad11 gerçeinin olu_turduu iki engel vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu engellerden esas olan1n1 sonraya b1rak1p, ikincil durumda olan1na i_aret edeceiz önce.. ^ayet Kur an-1 Kerim de insana ruh üflenmesi olay1 yaln1zca Âdem âleyhisselam1n yarat1l1_ a_amas1n1 anlatan ayetlerde geçse idi, and11m1z sav sahipleri bu ayetleri kendi inançlar1 dorultusunda kullanabilirlerdi. Ama, Kur an-1 Kerim den öreniyoruz ki, Yüce Allah Meryem Anam1za da ruhundan üflemi_tir. Hay1r, bu Âdem âleyhisselama üflenenden ya da ona üfleni_ _eklinden daha farkl1 deildir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^öyle anlatay1m:  Ruhun üflenmesi ibaresi, Kur an-1 Kerim de 5 yerde geçer. Bunlardan ikisinde Âdem âleyhisselama, ikisinde Meryem Anam1za, birinde de insan soyuna ruh üflendii haber verilir. Bu be_ ayetin be_inde de kullan1lan kelimeler ve ibare ayn1d1r:  (Onun) içine kendi ruhumdan/ruhumuzdan üfledim/üfledik (A. için 15/29 ve 38/72, M. için 21/91 ve 66/12, 0. için 32/8) </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Görüldüü gibi, ruh üfleme olay1, yarat1l1_ sürecindeki anlam1 ile insan1 ruh ve beden ikilii balam1na oturtucu bir olgu deildir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu; and11m1z yorumlar1 ayetlere dayand1rma çabalar1n1n önündeki ikincil engel.. Birincil, yani esas engel konusuna geçmeden önce çok garibinize gidecek bir hususu daha aktaraca1m. 0nsan1n ruh ve madde ikilisinden olu_mad11n1 gösteren bir ikincil konuyu daha& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hani, günlük hayat1m1zda ölen ki_iler için  ruhunu verdi/teslim etti ya da Azrail ruhunu ald1 diye bir ifade kullan1r1z ya.. Bu da, and11m1z savlar1n günlük hayat1m1za s1zd1rd11 bir inanç.. Felsefî anlamland1rma dorultusunda bir kullan1m. Çünkü, Kur an-1 Kerim de tan1mlanan ölüm olay1n1n yine Kur an-1 Kerim de geçen  ruh kelimesi ile bir balant1s1n1n olmad11n1 görüyoruz. Kur an-1 Kerim i dikkatle okuduumuzda, ölüm olay1n1n  vefat ettirdi, vefat ettirirken sözleriyle anlat1ld11n1 görürüz. Türkçesi ile, ald1; bütünüyle ald1.. Al1nan ne; üflenmi_ olan ruh mu? Hay1r, nefis& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim e bakt11m1zda, ölümden sonraki dirili_ ve Cennet e giri_le ilgili haberler verilirken al1nan1n ruh deil, nefis olduu sonucuna var1r1z.. 0nsanlar1n uyuduklar1nda nefislerinin al1nd11, eceli gelenlerin tutulduu, gelmeyenlerin ise ertelendii (39/42) olay1n1 anlatan ayet ölüm olgusunun nefis balam1n1, yeniden dirili_ a_amas1nda nefislerin e_le_tirildiini/birle_tirildiini (bu amellerle birle_me diye yorumlan1r) haber veren ayet (81/7) k1yametteki kalk1_1n nefisle olduunu,  ey mutmain nefis cennetime gir mealindeki (89/27-30) ayet ise cennete girenin de nefis olduunu vurgular.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Görüldüü gibi ölümde de, yeniden dirili_te de, Cennete giri_te de  ruh tan bahis yok; yaln1zca  nefis söz konusudur. Peki, nefis ne?.. 0nsan1n insan olarak kendisi, kendi varl11.. Hani Yüce Allah için de, s1fatlar1ndan söz edilirken,  k1yam binefsihi diye belirtilir ya.. Kendi nefsiyle, zat1yla var olan; kendiliinden var olan 0_te, nefis, budur. 0nsan için kullan1ld11nda insan1n kendisi ve üstelik bir bütün olarak, parças1z, yekpare bir bütün olarak kendisi.. Tabii ben bunlar1 anlat1rken, sizin haf1zalar1n1zda  ruh ve  nefis kar_1tl11na ve mücadelesine ili_kin bildikleriniz canlan1yor.. Ama, ne yaz1k ki, i_te onlar, Kur anî bir dayana1 olmayan ve and11m1z savlar1n, felsefî söylemlerin toplumumuza s1zd1r1p, benimsettii inançlar.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Zihninizde,  tamam da&  diye ba_layan dü_ünceler/sorular ortaya ç1kabilir, bu noktada: Ölümde, mah_erde, ahirette olay nefsin çevre ve çerçevesinde gerçekle_iyorsa, hadi buna  tamam diyelim de, peki, bugüne dek bu i_levi üstleniyor gördüümüz  ruh nerede ve nedir? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, bu sorunun sorulmas1yla birlikte, geldik bu basamaktaki birincil konuya;  ruh konusuna& Yani,  irade ile ilgili ipuçlar1n1 bulaca1m1z alana.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'> Ruh nedir? diye sormak istediimizde, bak1yoruz, birileri bizden çok önceleri bu soruyu sormu_. Hem de kime? Efendimiz âleyhissalâtvesselama.. Soranlar kimler?.. Yahudiler.. Aktar1ld11na göre, pek çok sorunun s1raland11 bir listenin ba_1nda bu konu yer al1yor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yine aktar1ld11na göre, Efendimiz âleyhissalâtvesselam soruyu, konuyla ilgili vahiy geldikten sonra yan1tl1yor. Yan1t olan ayetin meali _öyle:  Sana ruhtan soruyorlar; de ki: Ruh, Rabbimin emrindendir; onun hakk1nda size çok az bir bilgi verilmi_tir.. (17/85) </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki böyle bir soruyu Yahudiler, bilgi edinip de hak yola girmek için mi sorarlar. Deil elbette.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'> Biz dilersek sana vahyettiimizi ortadan kald1r1r1z mealindeki bir önceki ayetle balant1 kurarak bu sorunun  vahyi kim getiriyor; nas1l getiriyor balam1nda sorulduunu, cevap olarak da Vahiy Melei Cabrail âleyhisselamla ilgili bir bilgi verildiini öne süren zay1f yorumlamay1 ya da yorumlamalar1 bir yana b1rakarak,  buradaki  ruh tan maksat vahiydir yorumlar1na bakt11m1zda da _öyle bir soruyla kar_1la_1r1z:  Bir önceki ayette, gerçekten de vahiy ibaresi kullan1lm1_ken, niçin sonrakinde ruh diye an1ls1n ve niçin ilkinde vahiy olay1n1n bir özellii aç1k bir biçimde vurgulanm1_ken, sonras1nda olay bir soru, daha dorusu sorulan bir sorunun yan1t1 olarak ifade edilsin? 0lkinde Yüce Allah vahiy hakk1nda bir bilgilendirmede bulunurken, sonras1ndakinde bir soruyu gündeme getirme yoluyla yan1tlama yapm1yor;  soruyorlar ibaresiyle yeni bir bahsi aç1yor. Öyleyse, özellikle bu ayetteki an1l1_1yla ruhu vahiy olarak yorumlama aç1l1m1n1n doyurucu olmaktan uzakt1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; Kur an-1 Kerim de ruhun dorudan doruya vahiy anlam1nda kullan1ld11 üç ayet vard1r (40/15, 42/52, 16/2). Yukar1da and11m1z  ruh üflenme haberlerindeki  ruh u da, ki böyle bir yorum gayet uygundur, vahiy anlam1 içinde deerlendirirsek, ayet say1s1 8 e ç1kacak demektir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim de  Ruh un belli bir ki_ilii bildirmek, tan1tmak üzere  isim olarak kullan1ld11 ayet say1s1 ise, 9 Adettir. Bu isim bu ayetlerin dördünde (2/87, 2/253, 5/110, 16/102) Ruh-ul-Kudüs, birinde Ruh-ul-Emin (26/193), kalan dördünde ise, dorudan doruya  Ruh olarak geçer. Cebrail, Mikail, Azrail ve 0srafil âleyhisselamlar1n d1_1nda ve hatta bunlardan daha büyük bir melek bulunduu ve  Ruh ad1n1n ona ait olduu _eklindeki kimi zay1f aktarmalar bulunmakla birlikte, burada an1lan isimlerin Cebrail Aleyhisselama ait olduu dorultusunda neredeyse bir ittifak vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Nitekim bu ayetlerde an1lan  Ruh , dorudan doruya kimi eylemlerin öznesi durumundad1r. Meryem âleyhisselam annemizle ilgili haberlere bakt11m1zda  ruh kavramlar1 ile ilgili olarak vurgulamaa çal1_t11m1z bu fark1 daha iyi görürüz: Meryem Suresi 17 nci ayette kullan1lan ifade, mealen, _öyle:  Derken/sonra biz ona Ruhumuzu gönderdik de, o kendisine bir insan k1l11nda göründü.. Dikkat edilirse, burada ruhun üflenme olay1 yoktur da, dorudan doruya Ruh adl1 melein Annemize insan _eklinde görünmesi vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Tahrim Suresinin 12 nci ayetinde ise, mealen,  Ona ruhumuzdan üfledik ibaresi kullan1l1r. Anla_1ld11 üzere Ruh adl1 melek insan suretinde görünmü_ ve bu görünmeyle birlikte ve görünen arac1l11yla Yüce Allah, Meryem Annemize  ruhundan üflemi_& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Nisa Suresinin 171 inci ayetine bakt11m1zda olay1 daha kolay kavrayabileceimiz bir aç1kl1k görürüz:  0sa Mesih, sadece Allah 1n elçisi, Meryem e atm1_/ula_t1rm1_/ilka etmi_ olduu kelimesi ve O ndan/kendisinden bir ruhtur.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Dikkat edilirse, olayda, Ruh un (ki bu anlam1yla melein ad1) Meryem Annemize insan _eklinde görünmesi; bir de, bu melein Ona Yüce Allah 1n bir  kelimesini yönlendirmesi/ula_t1rmas1 var. 0sa Mesih, Yüce Allah 1n, Cebrail âleyhisselam arac1l11yla Meryem e eri_tirdii, ilka ettii bir kelime, ve Yüce Allah tan bir ruh.. Yüce Allah 1n  biz ona ruhumuzdan üfledik diye haber verdii bir ruh.. Demek ki,  Ruh Kur an-1 Kerim in bu ayetlerindeki kullan1m1yla özelde melein ad1, genel kullan1mda ise, üflenen _ey.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Dikkat edilmesi vurgusunu yapt11m bu olayda as1l dikkat edilmesi gereken ise,  ruh ve  kelime kavramlar1; bunlar1n kullan1m balamlar1.. Meryem Annemize  kelime ula_t1r1l1yor .. Meryem Annemize  kendi ruhundan üflüyor .. 0sa âleyhisselam  ula_t1r1lan kelime ve  O ndan bir ruh & </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te bu geldiimiz nokta,  sana ruhtan soruyorlar; de ki: ruh rabbimin emrindendir diye ba_layan ayetle ilgili ayd1nl11 yakalayabileceimiz ve dolay1s1yla da konu_mam1z1n ba_lang1c1nda and11m1z geleneksel/mistik/felsefi ruh anlay1_1/inan1_1 ile Kur an-1 Kerim de geçen ruh kavram1n1n fark1n1 belirleyebileceimiz yer.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yukar1da geçen  Bu soruyu soranlar kimlerdir; Yahudilerdir; peki niçin soruyorlar: vurgumuza dönü_ yaparak, konumuzu sürdürelim: </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Çünkü, Yahudi Mistisizminin temel öretisi olan  Kabbala da da yukar1da and11m1z  gelenek öretisi yer almaktad1r. Zaten Kabbala n1n kelime anlam1 da  gelenek tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada biraz ayr1nt1 vermemiz,  gelenek ad1yla sürdürülen öretinin, yukar1da and11m1z Tin suresine kendilerince anlam yükleme örneinde olduu gibi, dinlere ait kavramlar1 nas1l istismar ettiklerini görmemiz bak1m1ndan önem ta_1yor. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kabbala n1n kendini takdimde temel sav1 _u: Musa, ümmetinin önüne Tevrat 1 koyarken, dier yandan da as1l gerçekliin gizil bilgisini beraberindeki 70 ki_iye öretti. Onlar bu s1rr1, a1zdan kulaa aktararak ya_att1lar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Söylediklerindeki gerçek olgu, böyle bir 70 ki_inin varl11. Nitekim, hem Tevrat ta (Ç1k1_/24 1), hem de Kur an-1 Kerim de (7/155) bu 70 Ki_iden söz edilir. Musa Aleyhisselam ile birlikte Tur a ç1k1p, (belli bir uzakl1kta durarak) Yüce Allah 1n tebliini duymu_lard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Gerçek olmayan ise, mutlak gerçekliin yaln1zca bu yetmi_ ki_iye öretildii.. Bu bir kere, peygamberliin umumî olu_u prensibine ayk1r1d1r. 0kincisi, kendilerine ait bu sözlerini yine kendileri yalanlamaktad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Nitekim, Kabala öretisinin en önemli iki kitab1ndan biri olup da, 2. Yüzy1lda ya_am1_ Simeon Bar Yahoi taraf1ndan kaleme al1nan Zohar kitab1nda, bu ki_i, bir maarada 13 y1l boyunca ya_ad11n1 ve kitab1n1n kendisine ilham edildiini belirtir. Çevir kaz1 yanmas1n& Yahudiler taraf1ndan kabul görmek için kendini önce 70 lere nispet edeceksin, ard1ndan da kendi ilham1n1 gündeme getireceksin. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>^u ilham konusu da, ayr1 bir uydurma.. Çünkü, gerek o kitapta, gerekse gelenein dier kollar1na ait söylemlerde dile getirilen öretinin ucu, ta, Babil e kadar gidiyor. Nemrud un ülkesine.. Yani, 0brahim âleyhisselam1n kar_1s1nda mücadeleler verdii inanca.. Hatta, belirtmi_tik, Karde_ Katili Kabil e& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu söylemin konusu olan öretide de, hepsinde olduu gibi,  ruhun doas1, iyilik ve kötülük ve de ruhun ar1nd1r1lmas1 ya da kurtar1lmas1, tanr1ya ula_t1r1larak tanr1la_ma imkân1n1n yakalanmas1 konusu geni_ bir yer tutar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, bu  gelenek inanc1n1 ta_1yan Yahudiler soruyor. Bu örenmek için deil de,  yoklamak için sorulan bir sorudur.  Acaba, O nun verecei yan1ttan kendimize bir tutamak bulabilir miyiz? umuduyla.. Tutamak bulacak ve bu tutamakla da Nebevî Öreti yi  Gelenek leri dorultusunda yorumlay1p, bozunuma urat1p, kullanacaklar.. Nitekim, 0sevîlii ayn1 yöntemle bozmu_ ve gerçekte geni_ _emsiyeli bir tasavvuf ekolü, bir tarikat olan  kilise dini ne çevirmi_lerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada, bir ara soru üzerinde durup, sonra devam edeceiz: Niçin bun yap1yor ya da yapmak istiyorlar? K1sa yan1t1 _u; Yüce Allah 1n kullar1n1 kendilerine kul edinmi_ olduklar1 düzenlerini devam ettirebilmek için. Ayr1nt1ya girmeden belirteyim. 0nsanlar iki gruptur, bunlara göre: Er ki_iler, her ki_iler. Er ki_i olan kendileri mutlak hakikatin bilgisini sahip kimseler olarak zahirle oyalanmaa mahkûm bulunan her ki_i kategorisindeki kimselerin ensesine binip, saltanatlar1n1 sürdüreceklerdir. Nitekim, Roma Sezarlar1 da, komutanlar1 da, Firavunlar da, Corc Dabulyu Bu_ da dahil, tiranlar1n hepsi, bu  gelenek öretili tarikatlar1n bal1lar1d1r. Ve, Resuller de, bu inançlar1 ortadan kald1rmak için gelmi_lerdir. Ve, her Resul den sonra, onlar yine yeni gelen dinden kendilerine yontacak hükümler bulmu_lar, gemilerini yüzdürmü_lerdir. 0_te, bunun yoklamas1 yap1l1yor, sorulan soruyla& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Soruya yan1t, vahiyle veriliyor:  De ki, o Rabbimin emrindendir; size ancak az bir bilgi verilmi_tir. (17/85) </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ruh, emirdendir.. Emir, Arapça da, buyruk, söz, i_, eylem, yetki, etkinlik gibi anlamlara gelir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu ne demektir, bunu nas1l anlayaca1z? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0lkin Gelenein ruh inanc1na bakaca1z anlamak için. Gelenee göre,  ruh , _eylerden bir _eydir; bir fenomen, kendi kendisiyle bir varl1kt1r. Küllî olan1 yarat1c1dad1r, yarat1lan insana da cüzi olarak aktar1lm1_t1r, </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim in bu ifadesine göre ise, ruh,  _ey , yani bir  varl1k deildir. Tabii burada yukar1da da aktard11m1z özel isim balam1ndaki kullan1m1 bir yanda tutarak söylüyoruz. Evet, o yaln1zca, bir söz ya da buyruk veya yetkidir. Nitekim deinmi_tik, Kur an-1 Kerim, ruh kelimesini dorudan doruya vahiy anlam1nda da kullan1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Demek ki, 0slâm da Gelenein ruh anlay1_1na ve haliyle de buna dayal1 öretilere, uygulamalara yer yoktur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, öyleyse Âdem âleyhisselama, düzgünle_tirildikten, düzene konulduktan sonra insan1n içine üflenen ruh nedir? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0kinci basamakta and11m1z  düzene sokulduktan sonra ruh üflenmesinin ard1ndan insan için kulaklar, gözler ve kalp yap1ld11/yarat1ld11 haberine bakarak, ilk ad1mda, hayat soluunun kast edildii dü_ünülebilir. Ama, kulaklar, gözler ve kavrama, anlama, bilme, inanma merkezi olan kalbin bir arada an1lmas1 bunun ilerisinde bir anlama kap1 aç1yor: 0nsana bilinç denilen yetenein verilmesi.. Çünkü, kalp bilinçlenmenin merkezidir; kulaklar ve gözler ise, alg1lar1yla bilinçlenmeyi biçimlendiren organlard1r. Bilinç ise, biliyoruz, insana has olan, özgü olan ve insan1n ki_iliini yap1land1ran bir ve belki de ba_l1ca yetenek.. 0radenin yuvaland11 merkez& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu aç1l1m1 Âdem Atam1za (Ona selâm olsun) ruh üflenmesi ile ilgili haberlerin 1_11nda irdelediimizde konu daha bir belirginle_ir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Hay1r, Kur an-1 Kerim de 7 ayr1 surede farkl1 varyantlar1 haber verilen o yarat1l1_ sürecine uzun boylu girmeyecek, kimi belirlemelerle yetineceim (2/30 vd., 7/11 vd, 15/26 vd, 17/61 vd, 18/50 vd, 20?115 vd, 38/71 vd): </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yüce Allah, çamura/balç1a _ekil vererek Âdem âleyhisselam1 yarat1r. Onun içine kendinden bir ruh üfler. Ve, meleklere  secde etmeleri buyruunda bulunur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yaratt11 bu varl11n çamurdan yap1lma ve ruh üflenmesine nail olma d1_1nda, göze çarpan ba_kaca yanlar1 da vard1r. O, Yeryüzünde halife olsun için yarat1lm1_t1r. Ona e_yan1n isimleri öretilmi_tir. Ve, meleklere secde buyruunun verilmesi de, bu ruh üflemeyle birlikte e_yan1n isimlerinin öretilmesi olay1na dayand1r1lmaktad1r. Melekler secde eder; ancak, cinlerden olan 0blis secde etmekten kaç1n1r. Gerekçesi, kendisinin ate_ten yarat1lm1_ olmas1na kar_1n Âdem in topraktan yarat1lm1_ bulunmas1; kendince ate_i topraktan üstün tutmas1.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada, konumuz bak1m1ndan, dikkat etmemiz gereken nokta _udur: Kendilerine irade verilmemi_ olan melekler buyrua uyarken, irade sahibi 0blis secdeden kaç1n1yor. 0blis in irade sahibi olduunu nereden mi biliyoruz: 0lkin, o bir cindir. Ve, bildiiniz gibi cinler teklife muhatap olduklar1 için, yükümlülükten kaç1nanlar cehenneme konulacaklard1r. 0kincisi, Yeryüzüne gönderilme a_amas1nda mühlet istemektedir. Bu bir iradenin beyan1d1r. Üçüncüsü, Yeryüzünde kullar1 sapt1raca1n1 ifade etmektedir. Bunu yapmak için de irade gerekir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Kur an-1 Kerim le iletilen bilgi s1n1rlar1 içinde konuya yakla_t11m1z1, söyleyeceklerimizin o haberlerle s1n1rl1 olduunu belirterek devam ediyoruz: Âdem Atam1z1n yarat1l1_1yla birlikte, gündemde art1k, irade sahibi 0blis in yan1 ba_1nda bir de irade sahibi Âdem vard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bunu nereden biliyoruz? Annemiz ile Atam1z1n yerle_tirildikleri Cennette 0blis in ayartmas1 sonucu yasak aaçtan yemelerinden.. Kendi iradeleri ile bir eylemde bulunmu_lard1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Âdem âleyhisselam1n yarat1l1_1na dek bir ba_kald1r1s1 olmayan 0blis in buyrulan secdeden kaç1nmas1nda, kendisinin zikrettii yarat1l1_ fark1ndan ba_ka, yeni bir irade sahibi yarat11n ortaya ç1kmas1n1n pay1 söz konusu edilebilir mi, acaba?.. Ve, Âdem soyuna olan dü_manl11n1n kökeninde bu çekemezliin yatt11n1 da dü_ünsek nas1l olur? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Konuya biraz daha yakla_al1m: Mutlak irade sahibi olan ancak Yüce Allah t1r. Ve, haberlerden anlad11m1z kadar1yla 0blis e de belli bir irade verilmi_tir. Bu yan1yla meleklerden farkl1 bir yan1 vard1r. 0_te, _imdi kendisine irade tan1nan Âdem ile kar_1la_m1_t1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Peki, mutlak anlamda Yüce Allah a özgü olan, bununla birlikte tikel balamda 0blis e ve Âdem e de tan1nan bu irade onlar1 meleklerden üstün k1lar m1? K1larsa, niçin 0blis e de secde edilmemi_tir; k1lmazsa, niçin Âdem e secde edilmi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, insan iradesinin, tabir caizse, bam teli burada.. 0blis e tan1nm1_ olan irade tek yönlü. 0nsanlar1 sapt1rmak.. Âdem e verilen irade ise, hem olumluya, hem olumsuza yönlenebilmekte; yani, tam bir irade.. 0blis için güdümlenmi_ bir irade söz konusu iken, Âdem âleyhisselam irade kullan1m1nda özgür k1l1nm1_ bulunmakta.. 0blis in iradesi, bu yüzden melekleri a_mazken, Âdem e tan1nan irade bu özellii gösterir. Yasak aaçtan yenilmesinin ard1ndan kendisine kelimeler verilmesi, bu kelimelerle tövbe etmesi ve tövbesinin kabul edilmesi de, hep, bu irade kullan1m1nda özgür k1l1nm1_ olmas1n1n i_aretleridir. Ve, melekler irade sahibi insana secde ettiine göre, demek ki, insana üflenen ruh, irade, irade gücü.. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>0_te, böylece  insan iradesine ve bu iradenin özgürlüü konusuna ula_m1_ olduk. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Öyleyse, art1k, insan1n tan1m1n1 yapabilir; insan nedir sorusunu sorabiliriz. Cevap, insan, kendisine Yüce Allah taraf1ndan  ruh/buyruk/yetki üflenen kimliiyle kullan1m1nda özgür b1rak1ld11 bir iradeye sahip olan varl1kt1r. 0nsan1n irade kullan1m1nda özgür b1rak1ld11n1, daha önce zikrettiimiz ayetlerin i_aretlerinden de anl1yoruz. Nitekim, o Yeryüzünde bir halife olsun için yarat1lm1_, Yeryüzü onun ya_amas1na uygun bir _ekilde donat1lm1_, bu donan1m1 kullanabilmesi için kendisine e_yan1n isimleri öretilmi_tir. Demek ki, o yaln1zca irade kullan1m1nda özgür k1l1nmakla b1rak1lmam1_, bu iradesini kullanmas1 için gerekli bilgi ve yetkiyle donat1lm1_; bir de iradesini özgürce kullanabilmesine uygun hale getirilmi_ bir ortama gönderilmi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Burada irade özgürlüünün, iradeyi özgürce tan1man1n yaln1zca bir tan1madan ibaret olmad11, bunun kullan1m1 için gerekli donan1m ve ortam1n da insana verildii, irade özgürlüünün ancak bu ko_ullarla birlikte iken söz konusu edilebilecei gerçeine vurgu yaparak, devam edelim. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, insan1n iradesinin Cennette ya_anan olaya benzer bir _ekilde güdüm alt1na girmesinin önüne geçmek için de, evet, ona yol göstericiler gönderilecei söylenmi_tir. Bütün bu donan1m, hatta destee sahip olarak insan uygulama alan1na indirilmi_tir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Konu_mam1z1n neredeyse ba_1ndan bu yana çokça konu_tuumuz  ruh sorunsal1 i_te bu noktada önem kazan1yor: Ruh beden hapishanesinden kurtar1lmas1, bunun için de ar1t1m i_lemlerine tabi tutulmas1 gereken bir  _ey mi; yoksa, Yüce Allah 1n insana irade olarak aktard11 bir buyruu mu? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Eer insanlar1 bedenleri ile birlikte, bedenleri gibi bir de ruhlar1n1n olduuna inand1rabilirseniz, bedenlerine sahip olduunuz, egemen olduunuz gibi ruhlar1na da sahip ve egemen olabilir; böylece, insanlar1n insanl1k bilincine eri_mesinin önünü kesebilirsiniz.. Üstelik, bu ruhu tanr1sal ruhtan bir tikel ruh olarak betimlerseniz, insanlar1 var olduuna inand1rd11n1z bu ruha  tanr1 ad1na el koymak f1rsat1n1 da ele geçirmi_, irade gücü on ruhu bedene tutuklayarak selbetmi_ olursunuz. Böylece de bu öretilerle, insan1n ruhunu ar1nd1rarak, geli_tirerek tanr1 ile birle_ecei, tanr1la_aca1 söylemini aç1k bir biçimde dile getirebiliriniz. Günlük hayat1m1zda çokça duyduumuz  fenafillah-bekabillah kavramlar1n1n oturtulduu düzlem budur. Tanr1la_ma sürecinde bir tür tanr1lar hiyerar_isinin olu_mas1 diyebiliriz, buna. Bu öreti sahipleri, insana/insanl1a çok aç1k bir ifadeyle,  iradenin terk et, bana teslim ol; ruhunu kurtar1p seni tanr1 kat1na, hatta tanr1la_maya ileteyim derken, asl1nda onun ruhunu teslim almaktad1rlar. Bu, ilk ça rahip-krallar1n1n uygulamas1d1r. Ve, kral ve rahip ayr1_mas1na kar_1n, bu ayr1_anlar1n i_birlii ve elbirlii ile bugüne dek süregelen bir uygulama olmu_tur. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ruhun Kur an-1 Kerim in yukar1da da and11m1z ayetleri dorultusunda  buyruk , yetki, söz, vahiy ve  secde buyruu dolay1s1yla irade gücü olarak al1nmas1 durumunda ise, o, iradesi özgür b1rak1lm1_ olan insana bir  tebli ve bir  teklif olarak ula_makta; insan ise, bu kendisine ula_t1r1lana uyup uymamakta özgür bulunmaktad1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu, özgürlük  yukar1da da deindiimiz gibi- insanl1a gönderilecek/günümüz için gönderilmi_ bulunan yol göstericilerin yol göstermeleri ile de desteklenmektedir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Nitekim, yol göstericiler olarak gönderilen elçilerin hepsi, tümüne de selam olsun, görevlendirildikleri zaman ve zeminlerde, insan iradesini özgürle_tirmek için, bu inanç sahipleri mücadele etmi_lerdir. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu mücadelenin en bariz örneini, yine, Kur an-1 Kerim den verelim: Musa Aleyhisselam1n Firavunla mücadelesi.. Firavun ve melesi, çevresi, Eski M1s1r inançlar1 ile ilgili olarak tarihlerden okuduumuz kadar1yla,  tek tanr1l1 bir dine sahiptir. Konu_mam1n ba_1nda aktard11m Gelenein  yarat1l1_ söylemi de M1s1r 0nançlar1ndan aktar1lm1_t1r. Kendisi ve çevresi böyle bir inanca sahipken, halk1n1 Apis öküzü ve bizzat kendisi ba_ta olmak üzere pek çok tanr1ya tapt1rm1_t1r. Er ki_i, her ki_i bak1_ aç1s1.. Er ki_iler olarak kendi inançlar1 ayr1, her ki_i olan halk ise vars1n zahirde öküze ve bilmem neye tap1ns1n; ne gam? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Firavun  tek tanr1 inanc1na sahipti sözünü yad1rgamay1n1z. Çünkü, kabûl edilen her tek tanr1 Elçilerin haber verdii  ilâh deildir. Firavun un boulma a_amas1nda  0srailoullar1n1n inand11ndan ba_ka bir tanr1 yokmu_, ben ona inand1m demesini hat1rlamal1y1z. Dikkat edilsin,  ben tek tanr1ya inand1m, ba_ka ilah yokmu_ demiyor;  0srailoullar1n1n tanr1s1ndan ba_ka tanr1 yokmu_ diyor; yani Nebevî öretideki ilaha inand11n1 belirtiyor. Burada Frans1z filozofu Bacon un  Ben, filozoflar1n anlatt11 deil, elçilerin bildirdii ilaha inan1yorum sözünü an1msatmam1z, olaya daha bir aç1kl1k getirir. Nitekim, Kur an-1 Kerim de pek çok yerde bu Nebevî ilah kavram1n1 anlatmak için,  0brahim in tanr1s1/dini ,  Musa n1n tanr1s1/dini ,  Yakub un tanr1s1/dini gibi tan1mlamalar kullan1l1r. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Evet; bu gün insan iradesinin özgürle_mesinin, insan1n iradesini özgürce kullanmas1n1n önündeki pek çok engeller vard1r. Say1n sayabildiiniz kadar. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ama, bu engellerin en ba_ta olan1, engellerin anas1 durumunda bulunan1, i_te bu  ruh konusuna dayal1 gelenek öretisidir;  iradeni terk et diyerek insanlar1n  ruh unu teslim alan öreti.. 0nsanlara çok aç1k bir biçimde  iradenin b1rak, gel teslim ol demenin ötesinde, egemen bir güç olarak tüm yeryüzündeki ya_am1 da _ekillendirmi_ olan Gelenek öretisi& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Bu egemenlik ve yayg1l11 gözler önüne sermek için  bilimsel etiketli bir vurguyu örnek olarak an1p, sözlerimi bitireceim: Enerjinin sak1n1m1.. Enerji dönü_ümü sav1.. Bütün olu_umlar1n enerji ürünü olduu ve enerjinin dönü_ümüyle gerçekle_tii öretisi.. Madde enerjiye, enerji maddeyi, madde enerjiye, enerji maddeye say1klamas1.. Bugün  bilim diye, ister sosyal, ister fen bilimleri olsun, bilim diye anlat1lanlar1, ta ilkokul kitaplar1na dek girmi_ bulunan bu sav1 hat1rlamam1z and11m1z öretinin egemenliini göz önüne koymaa yeterlidir. Enerji, yani, Küllî Ruh& </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yeter mi? </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Yetmez.. Çareyi de söylemek laz1m: Ruh ile ilgili inanc1m1z1 tashih etmek. Çünkü, Kur anî olmayan bu ruh inanc1, gerçekte Nebevî  Yarat1c1/yaratma öretisinin önündeki en büyük engeldir. Bunu yapabilmek için ise,  ruh a, yani vahye, yani Kur an-1 Kerim e ve onun ahlak1n1/ya_am biçimini örnekle_tirmi_ olan Efendimiz âleyhissalâtvesselama yönelmek. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Ve, bir alarm.. Bu yöneli_ s1ras1nda ümmî olmak.. Yani bildiimiz ve inand1klar1m1za kan1t ve destek bulmak için deil de, tebliin ne olduunu anlamak için yönelmek. Soru sorarak, bir tür sorgulama yaparak Kur an-1 Kerim i konu_turmak deil de, Kur an-1 Kerim in ne söylediine bakmak. Kur an-1 Kerim i kendimizce konu_turmak yerine, onun Kur an-1 Kerimce konu_mas1n1 dinlemek ve anlamak üzere ona yönelmek. </span></p> <p style='margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.45pt'><span style='font-size:11.0pt'>Konu, asl1nda uzun ve derin.. Zaman1m1z ise, dar.. Bu yüzden söylenmesi gerekenlerin tümünü söyleyememi_ olmam1z bir yana, san1r1m söylediklerimizi de tam söyleyebilecek bir geni_liimiz olmad1. Affola.. Selametle kal1n& </span></p> <p class=MsoNormal><span style='font-family:Symbol'>·</span>  <br> <span style='font-size:9.0pt'>*9.Aral1k.2006 Günü 0stanbul Zeytinburnu Yüzy1l Dernei'nde verilmi_ olan konferans1n metni. <br> (¹)Ayn1 eksende bir &quot;sohbet&quot; de 6.Ocak.2007'de Ankara'da Anlam Bas1n Yay1n Lokalinde gerçekle_tirilmi_tir. </span></p> </div> </body> </html>